Kayalar Kimya Yönetim Kurulu Üyesi Tolga Kayalar, Bloomberg HT’de katıldığı Varlık Yönetimi programında, küresel rekabette yeni dönemin teknoloji, inovasyon ve sürdürülebilirlik ekseninde şekillendiğini belirterek, yüksek katma değerli üretimin Türkiye sanayisinin geleceği açısından kritik önem taşıdığını söyledi.
Kayalar Kimya Yönetim Kurulu Üyesi Tolga Kayalar, Bloomberg HT’de yayınlanan Varlık Yönetimi programında yaptığı değerlendirmelerde, küresel üretim ekosisteminin önemli bir dönüşümden geçtiğini belirterek, sanayide rekabet gücünün artık yalnızca üretim kapasitesiyle değil; teknoloji geliştirme kabiliyeti, sürdürülebilirlik performansı ve inovasyon gücüyle ölçüldüğünü ifade etti.
Kimya sektörünün Türkiye ekonomisinin stratejik sektörleri arasında yer aldığını belirten Kayalar, sektörün üretim gücü, ihracat kapasitesi ve yarattığı katma değer ile ülke ekonomisine önemli katkı sunduğunu vurguladı.
“Bugün kimya sektörü yalnızca üretim yapan bir sektör değil, aynı zamanda teknoloji geliştiren bir sektördür” diyen Kayalar, özellikle boya ve kaplama teknolojilerinde sürdürülebilir ürünler, yüksek performanslı çözümler ve ileri formülasyon kabiliyetlerinin rekabetin temel unsurları haline geldiğini söyledi.
Yeni Dönemin Rekabet Avantajı: İnovasyon ve Teknoloji
Küresel ölçekte rekabet koşullarının hızla değiştiğine dikkat çeken Kayalar, artık şirketlerin yalnızca maliyet avantajıyla değil; Ar-Ge yatırımları, müşteri odaklılık, ürün geliştirme yetkinliği ve teknik bilgi birikimiyle öne çıktığını belirtti.
Çin'in son yıllarda teknoloji ve inovasyon yatırımlarıyla küresel rekabetin yönünü belirleyen ülkelerden biri haline geldiğini ifade eden Kayalar, Türk sanayisinin de katma değerli üretim ve markalaşma odaklı büyüme stratejilerini güçlendirmesi gerektiğini söyledi.
Kayalar, “Gelecekte şirketleri farklılaştıracak unsur yalnızca ne kadar ürettikleri değil, ne kadar yenilik üretebildikleri olacak. Ar-Ge yatırımları ve teknoloji geliştirme kapasitesi rekabet gücünün temel belirleyicileri arasında yer alacak” dedi.

Yapay Zeka Kimya Sektöründe Yeni Bir Dönem Başlatıyor
Kimya sektörünün dönüşümünde yapay zeka teknolojilerinin önemli rol oynayacağını belirten Tolga Kayalar, özellikle formülasyon geliştirme süreçleri, ürün performans analizleri ve verimlilik uygulamalarında yapay zeka destekli sistemlerin yaygınlaşacağını ifade etti.
Kayalar, “Önümüzdeki dönemde yapay zeka destekli formülasyon geliştirme, sürdürülebilir hammaddeler ve yüksek performanslı ürün grupları sektörümüzün dönüşümünde belirleyici rol oynayacak. Katma değeri yüksek ürün geliştirmenin ve küresel pazarlarda büyümenin yolu inovasyondan geçiyor” diye konuştu.
Sürdürülebilirlik İş Modelinin Merkezinde Yer Alıyor
Sürdürülebilirliği yalnızca çevresel bir sorumluluk olarak değil, aynı zamanda rekabet gücü ve operasyonel verimlilik unsuru olarak değerlendirdiklerini belirten Kayalar, Kayalar Kimya'nın bu alandaki yatırımlarına ilişkin bilgiler de paylaştı.
Şirketin Elazığ'da devreye aldığı 6 MWp kurulu güce sahip Güneş Enerjisi Santrali yatırımıyla yılda yaklaşık 9,75 milyon kWh elektrik üretmeyi hedeflediğini belirten Kayalar, enerji dönüşümüne yönelik yatırımların uzun vadeli sürdürülebilir büyüme stratejisinin önemli bir parçası olduğunu söyledi.
Kayalar Kimya'nın enerji verimliliği projeleri kapsamında yıllık yaklaşık 50 bin metreküp doğal gaz tasarrufu sağladığını, atık solvent geri kazanım tesislerinde yılda yaklaşık 800 ton solventi yeniden ekonomiye kazandırdığını ve yağmur suyu geri kazanım sistemleriyle doğal kaynakların korunmasına katkı sunduğunu ifade etti.
Türkiye Küresel Tedarik Zincirlerinde Önemli Fırsatlara Sahip
Küresel tedarik zincirlerinde yaşanan dönüşümün Türkiye için önemli fırsatlar yarattığını belirten Tolga Kayalar, Avrupa'nın tedarik güvenliği arayışı ve yakın coğrafyalardan tedarik eğiliminin Türk üreticileri için stratejik avantaj oluşturduğunu söyledi.
Türkiye'nin güçlü üretim altyapısı, teknik bilgi birikimi ve coğrafi konumuyla önemli bir üretim merkezi olma potansiyeline sahip olduğunu vurgulayan Kayalar, yüksek katma değerli üretim, sürdürülebilir teknoloji yatırımları ve inovasyon odaklı büyüme yaklaşımının ülkenin rekabet gücünü daha da ileri taşıyacağına inandıklarını ifade etti.