Sayısız sağlık etkisiyle kekik özütü sihirli bir tıbbi bileşen gibi görünebilir. Biyolojik olarak aktif bileşikleri—timol, karvakrol, rosmarinik asit ve kafeik asit—antienflamatuar, antimikrobiyal, antioksidan ve bağışıklık faydaları sağlar.
Devamını Oku
Toz boya teknolojileri, solvent içermeyen yapısı ve çevreyle uyumlu özellikleri sayesinde kaplama sektöründe her geçen gün daha fazla tercih edilmektedir. Geleneksel yaş boyalara göre uçucu organik bileşik (VOC) emisyonu oluşturmaması, bu sistemi özellikle sürdürülebilirlik odaklı üretim yapan sektörler için öne çıkarmaktadır. Günümüzde toz boyalar; otomotiv ve beyaz eşya sanayisinden mimari uygulamalara, endüstriyel ekipmanlardan metal yüzey kaplamalarına kadar geniş bir kullanım alanına sahiptir.
Devamını Oku
Günümüz teknolojisinde hızla ilerleme kaydeden nano malzemelerin kullanımı sıklıkla artmaktadır. Her alanda önümüze çıkmaya başlayan nano malzemeler dünya çapında araştırılmaya devam etmektedir. İlaç, kozmetik, enerji, savunma ve birçok alanda kullanılmaya devam edilen nano malzemelerin, kullanılan ürünlerin kalite ve özelliklerini artırdığı bilinmektedir. Üretim maliyetleri kalitesine göre artış gösteren nano malzemelerin, düşük kaliteli olanları bile kullanıldığı ürünün özelliklerinde olumlu artış göstermektedir. Hekzagonal bor nitrür bunlardan bir tanesidir.
Devamını Oku
Dispersiyon ajanı, pigmentlerin ve dolgu maddelerinin flokülasyonunu önlemek için kullanılan bir boya hammaddesi olup boya ortamındaki katı parçacıkların süspansiyonunu destekleyerek stabilize eder. Dispersiyon ajanının seçimi; dispersiyonun öğütme süresi, viskozite, renk tonu gücü, örtücülük, parlaklık ve stabilizasyon özelliklerinin kalitesini büyük ölçüde etkileyecektir. Dispersantlar; pigmentler, dolgu maddeleri veya katkı maddeleri gibi katı parçacıklar arasındaki çekimi azaltarak işlev görür. Bu, katı parçacıkların kümelenmesini veya çökmesini önler.
Devamını Oku
Spor ve eğlence sektörleri; hareketli ekipman, tribün/çatı sistemleri ve kapalı hacim işletmesi gibi geniş bir yelpazede enerji tüketir. Elyaf takviyeli kompozitler (CFRP, GFRP, bazalt, aramid ve termoplastik kompozitler) yüksek özgül dayanım–rijitlik ve korozyon/yorulma direnci sayesinde kütleyi düşürür, titreşimleri sönümler ve bakım aralıklarını uzatır; bu sayede kullanım ömrü boyunca enerji ve karbon ayak izini azaltır. Öte yandan, rüzgâr kanatları, dalga/hidrokinetik yapılar, kompozit flywheel’ler ve hidrojen için Tip-IV basınç kapları gibi alanlarda kompozitler doğrudan enerji üretimi veya depolamasının taşıyıcı malzemesidir.
Devamını Oku
Kompozit malzemeler; yüksek mukavemet/ağırlık oranları, uzun ömürleri ve çevresel etkilere karşı dirençleri sayesinde pek çok sektörde giderek daha fazla tercih edilmektedir. Ancak bu çok bileşenli yapıların geri dönüştürülmesindeki güçlükler, kullanım alanlarının yaygınlaşmasını sınırlayan önemli bir faktör olarak öne çıkmaktadır. Mevcut geleneksel geri dönüşüm yaklaşımları çoğu zaman etkisiz kalmakta; bu durum hem çevresel sorunlara hem de kaynakların verimsiz kullanılmasına yol açmaktadır. Buna karşın, kompozit malzemelerin geri dönüşümüne yönelik son dönemde geliştirilen yeni teknikler, bu zorluklara çözüm üretmeye başlamış ve sürdürülebilir malzeme yönetimi açısından umut verici fırsatlar ortaya koymuştur.
Devamını Oku
Kaplamalar, yapıştırıcılar, sızdırmazlık malzemeleri ve elastomerler (CASE) sektöründeki köklü ve yerleşik konumuna rağmen, poliüretan kimyası üzerindeki düzenleyici baskı giderek artıyor: izosiyanatlar için izin verilen işyeri maruz kalma üst sınırları düşürülüyor, çözücü içermeyen alternatifler aranıyor ve birçok hammadde ve katkı maddesi yasaklanıyor. Bu durum, özellikle ultra düşük monomer içeriğine sahip sertleştiriciler ve hatta izosiyanatsız sistemler gibi yeni teknik çözümlere olan talebi artırıyor. VOC sınırları ve yaptırımları, yüksek katı maddeli ve su bazlı sistemlere yönelimi sürdürürken, bu tercihler genellikle viskozite, yüzeye yayılma ve kürlenme açısından ödünler gerektiriyor. Hammadde değişkenliği ve biyobazlı hammaddelerin devreye girmesi yeni seçenekler sunsa da, birçok formülatör için basitlik, netlik ve performanstan fedakârlık anlamına gelebiliyor.
Devamını Oku
İstanbul Arel Üniversitesi, uzay tıbbı alanında Türkiye’nin uluslararası bilim sahnesindeki görünürlüğünü artıracak yenilikçi bir çalışmaya imza attı. 29 Eylül – 3 Ekim 2025 tarihleri arasında Sydney’de düzenlenen 76th International Astronautical Congress (IAC 2025) kapsamında sözlü sunum olarak büyük ilgi gören “Innovative Medical Care Solutions With Orally Dissolvable Nanostrips For Space Missions” başlıklı proje, astronotların sağlık yönetimi ve ilaç tedavisinde çığır açan bir yaklaşım sundu.
Devamını Oku
Aristocare™ Smart, seramik, cam ve paslanmaz çelik gibi hidrofilik yüzeylerin temizliğini çok daha akıllı hale getirir. Koruyucu bir film oluşturarak yüzey daha pürüzsüz hale gelir ve kir ve su damlacıklarının yapışması önlenir. Sonuç olarak, kirler bir sonraki temizlikte kolayca çıkar. Pürüzsüz olan yüzeyden su daha hızlı akar ve bu da kireç birikmesi olmadan lekesiz bir kuruma sağlar.
Devamını Oku
Küresel ölçekte kimyasal üretim ve tüketim hacmi giderek artarken, insan sağlığı ve çevrenin korunması da büyük önem kazanmıştır. Bu doğrultuda, birçok ülke ve bölge kendi kimyasal mevzuat sistemlerini geliştirerek kimyasalların güvenli kullanımını düzenlemeye başlamıştır. 2007 yılında yürürlüğe giren Avrupa Birliği’nin REACH Tüzüğü (Registration, Evaluation, Authorisation and Restriction of Chemicals), bu alanda dönüm noktası olmuş; ardından Türkiye’de KKDİK, Güney Kore’de K-REACH, Birleşik Krallık’ta UK-REACH gibi REACH benzeri düzenlemeler geliştirilmiştir.
Devamını Oku
1957 yılında temelleri atılan ve Cumhuriyet tarihinin en önemli sanayi hamlelerinden biri olarak Türkiye’nin ilk seramik karo üreticisi olma unvanını taşıyan Kaleseramik, kuruluşundan bu yana tasarım ve inovasyonu odağına alan bir Ar-Ge yaklaşımı benimsemektedir. Değişen dünya dinamikleri ve ihtiyaçlar doğrultusunda yenilikçi fikirleri hayata geçiren Kaleseramik Ar-Ge Merkezi; yalnızca estetik ve fonksiyonel ürünler geliştirmekle kalmıyor, aynı zamanda daha yaşanabilir bir dünya için rekabet gücünü de artıran projelere imza atmayı sürdürüyor.
Devamını Oku
Yeni bir gen tedavisi taşıma cihazı, hastane eczanelerinin siparişe özel kişiselleştirilmiş nanotedaviler üretmesini mümkün kılabilir. Frontiers in Science dergisinde yayımlanan bu demokratikleşmiş hassas tıp yaklaşımı, hastanelerin nadir hastalıkları tedavi etme şeklini, hatta kaynakların kısıtlı olduğu ortamlarda bile, kökten değiştirebilir. Nadir hastalıklar dünya genelinde milyonlarca insanı etkilerken, ilaç geliştirmede uygulanan “herkese uyan tek model” hastalara çok az tedavi seçeneği sunuyor. Şimdi ise NANOSPRESSO adlı bir Avrupa araştırma projesi, düşük maliyetli, kişiye özel gen ve RNA tedavilerine erişimi artırarak hastaların lehine dengeyi değiştirmeyi hedefliyor.
Devamını Oku