Mikrobiyoloji; bakteriler, virüsler, mantarlar ve parazitler dahil olmak üzere mikroskobik organizmaların incelenmesidir ve yaşam süreçlerini, hastalık mekanizmalarını anlamada ve tıbbi müdahaleler geliştirmede önemli bir rol oynar. Ancak, mikroorganizmalarla çalışmak, katı biyogüvenlik protokollerini gerektiren doğal riskler içerir. Biyogüvenlik, patojenlere ve toksinlere kasıtsız maruz kalmayı veya bunların kazara salınmasını önlemek için uygulanan ilkeleri, teknolojileri ve uygulamaları kapsar.
Devamını Oku
Günümüzde kompozit malzeme teknolojileri, yalnızca mekanik performansın artırılmasına değil; aynı zamanda çevresel sürdürülebilirlik, doğal kaynakların etkin kullanımı ve geri dönüştürülebilirlik gibi kriterlere odaklanmaktadır. Bu bağlamda, fosil bazlı polimerlerin doğal ve inorganik dolgu maddeleri ile modifiye edilmesi, hem çevresel ayak izinin azaltılması hem de fonksiyonel özelliklerin iyileştirilmesi açısından önemli bir araştırma alanı oluşturmaktadır.
Devamını Oku
Dental implantlardan, oklüzal yükleri çevre kemik dokusuna aktarırken implant–abutment–kuron bileşiminin mekanik stabilitesini koruması beklenir. Konvansiyonel implantlar çoğunlukla titanyum esaslıdır; bu durum yüksek dayanım ve korozyon direnci sağlar. Ancak titanyumun nispeten yüksek rijitliği, komşu kemikteki mekanik uyarımı azaltabilir ve bazı senaryolarda gerilme/şekil değiştirme kalkanlanması (stress/strain shielding) endişelerine katkıda bulunabilir. Bu nedenle kompozit tasarımın yaygın gerekçesi “rijitlik ayarlaması”dır: implant/abutment rijitliği kemiğe yaklaştırıldığında, özellikle aşırı yüklenme veya kalkanlanma izlerinin sık yoğunlaştığı krestal kortikal bölgede, yük paylaşımı daha “fizyolojik” hale gelebilir.
Devamını Oku
Ürün güvenliği, küresel ticaret hacminin ve ürün çeşitliliğinin hızla arttığı günümüzde, yalnızca tüketicinin korunmasına yönelik bir politika alanı olmaktan çıkmış; kamu sağlığı, çevrenin korunması, sürdürülebilir kalkınma ve adil rekabet politikalarıyla doğrudan ilişkili çok boyutlu bir düzenleme alanı hâline gelmiştir. Özellikle ithal edilen tüketici ürünlerinin içerdiği kimyasal maddeler, bu ürünlerin fiziksel güvenliğinden bağımsız olarak insan sağlığı ve çevre üzerinde uzun vadeli riskler doğurabilmektedir.
Devamını Oku
Bor (B), periyodik tabloda atom numarası 5 olan metalloid bir elementtir ve doğada saf halde bulunmaz; boratlar, borik asit ve boron nitride gibi bileşikleri hâlinde yer almaktadır. Borun kendisi kozmetikte doğrudan kullanılmamakla birlikte, bor bileşikleri, özellikle boron nitride (BN) gibi formülasyon katkı maddeleri, modern kozmetik ürünlerinde giderek artan bir öneme sahiptir.
Devamını Oku
WFK SBL2004; deterjan ve yıkama performans testlerinde “normal kirli çamaşır” simülasyonu için kullanılan bir toprak/kir yüküdür. Bu kir yükü deterjansız temiz havlular eşliğinde yıkanarak, bu kirin havlulara geçmesi ve kötü koku oluşumu (nem/küf) sağlanmıştır. Sonrasında kötü koku oluşturulan havlular, yumuşatıcı ürünleri ile yıkanıp havlular üzerindeki kötü kokuyu uzaklaştırma performansları incelenmiştir.
Devamını Oku
Kozmetik ürünlerin kalitesi, raf ömrü ve pazardaki başarısı, yalnızca formülasyonun etkinliği ve kullanılan hammaddelere değil aynı zamanda ambalajlandığı materyallerin ürünün raf ömrü boyunca fiziksel ve kimyasal stabilitesini sürdürebilmesine de bağlıdır. Bu bağlamda, ambalaj materyalleri yalnızca taşıyıcı değil; ürünün dış etkenlerden korunmasında ve içeriklerin kimyasal bütünlüğünün sağlanmasında aktif rol oynayan bir bileşen olarak değerlendirilmelidir.
Devamını Oku
Kan lekeleri, hemoglobindeki demir iyonlarının oksidasyonu ve proteinlerin kumaş liflerine bağlanması nedeniyle zor çıkarılan lekelerden biridir. Bu çalışmada, kan lekelerinin uzaklaştırılmasına yönelik olarak indirgeme ajanı (askorbik asit), yüzey aktif maddeler (SLES, LABSA) ve farklı pH ve sıcaklık koşullarının etkileri tergotometre yıkamaları ile incelenmiştir.
Devamını Oku
Sayısız sağlık etkisiyle kekik özütü sihirli bir tıbbi bileşen gibi görünebilir. Biyolojik olarak aktif bileşikleri—timol, karvakrol, rosmarinik asit ve kafeik asit—antienflamatuar, antimikrobiyal, antioksidan ve bağışıklık faydaları sağlar.
Devamını Oku
Toz boya teknolojileri, solvent içermeyen yapısı ve çevreyle uyumlu özellikleri sayesinde kaplama sektöründe her geçen gün daha fazla tercih edilmektedir. Geleneksel yaş boyalara göre uçucu organik bileşik (VOC) emisyonu oluşturmaması, bu sistemi özellikle sürdürülebilirlik odaklı üretim yapan sektörler için öne çıkarmaktadır. Günümüzde toz boyalar; otomotiv ve beyaz eşya sanayisinden mimari uygulamalara, endüstriyel ekipmanlardan metal yüzey kaplamalarına kadar geniş bir kullanım alanına sahiptir.
Devamını Oku
Günümüz teknolojisinde hızla ilerleme kaydeden nano malzemelerin kullanımı sıklıkla artmaktadır. Her alanda önümüze çıkmaya başlayan nano malzemeler dünya çapında araştırılmaya devam etmektedir. İlaç, kozmetik, enerji, savunma ve birçok alanda kullanılmaya devam edilen nano malzemelerin, kullanılan ürünlerin kalite ve özelliklerini artırdığı bilinmektedir. Üretim maliyetleri kalitesine göre artış gösteren nano malzemelerin, düşük kaliteli olanları bile kullanıldığı ürünün özelliklerinde olumlu artış göstermektedir. Hekzagonal bor nitrür bunlardan bir tanesidir.
Devamını Oku
Dispersiyon ajanı, pigmentlerin ve dolgu maddelerinin flokülasyonunu önlemek için kullanılan bir boya hammaddesi olup boya ortamındaki katı parçacıkların süspansiyonunu destekleyerek stabilize eder. Dispersiyon ajanının seçimi; dispersiyonun öğütme süresi, viskozite, renk tonu gücü, örtücülük, parlaklık ve stabilizasyon özelliklerinin kalitesini büyük ölçüde etkileyecektir. Dispersantlar; pigmentler, dolgu maddeleri veya katkı maddeleri gibi katı parçacıklar arasındaki çekimi azaltarak işlev görür. Bu, katı parçacıkların kümelenmesini veya çökmesini önler.
Devamını Oku