Otizm Spektrum Bozukluğu: Erken Farkındalık Çocukların Gelişiminde Belirleyici Rol Oynuyor

Otizm Spektrum Bozukluğu: Erken Farkındalık Çocukların Gelişiminde Belirleyici Rol Oynuyor
  • 07.01.2026

Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB), çocukluk çağında ortaya çıkan ve bireyin sosyal iletişim, etkileşim ve davranış biçimlerinde farklılıklarla seyreden nörogelişimsel bir durum olarak tanımlanmaktadır. Günümüzde otizmin, tek bir belirtiyle ya da tek tip bir tabloyla açıklanamayacağı; her bireyde farklı düzeylerde ve farklı özelliklerle görülebilen geniş bir spektrum içinde ele alınması gerektiği kabul edilmektedir.

Batıgöz Balçova Cerrahi Tıp Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Fikret İşbilir, otizme yönelik toplumsal bilincin artmasının, çocukların gelişimsel süreçlerinde belirleyici bir rol oynadığını vurgulamaktadır.

Otizm Yaşamın İlk Yıllarında Sinyaller Vermeye Başlar
Otizm belirtileri genellikle yaşamın ilk 12–36 ayı arasında fark edilmeye başlanır. Ancak her çocukta belirtilerin ortaya çıkış zamanı ve biçimi farklılık gösterebilir. Bazı çocuklarda gelişimsel farklılıklar çok erken dönemde dikkat çekerken, bazı çocuklarda okul öncesi ya da okul çağında daha belirgin hale gelebilir.

Bu durum, otizmin yalnızca belli bir yaşa özgü olmadığını; fark edilme zamanının çocuğun gelişimsel süreci ile doğrudan ilişkili olduğunu göstermektedir. Bu nedenle ebeveynlerin, çocuklarının gelişimini yaşıtlarıyla karşılaştırmak yerine bireysel gelişim basamaklarını takip etmesi önemlidir.

Otizm Nörogelişimsel Bir Farklılıktır
Otizmli bireylerde sosyal etkileşim kurmada güçlük, göz teması sınırlılığı, jest ve mimik kullanımında farklılıklar ve karşılıklı iletişimi sürdürmede zorlanma görülebilir. Bunun yanı sıra tekrarlayıcı davranışlar, rutinlere aşırı bağlılık ve belirli ilgi alanlarına yoğunlaşma da otizm spektrumunda sık karşılaşılan özellikler arasındadır.

Bazı çocuklarda ses, ışık, dokunma gibi duyusal uyaranlara karşı aşırı hassasiyet gelişirken; bazı çocuklarda ise bu uyaranlara karşı beklenenden daha düşük tepkiler gözlemlenebilir. Bu farklılıklar, otizmin yalnızca dışarıdan gözlemlenen davranışlarla sınırlı olmadığını; beynin gelişimsel işleyişiyle ilişkili bir durum olduğunu göstermektedir.

Otizmin Tek Bir Nedeni Yoktur
Otizmin ortaya çıkış nedenleri günümüzde tek bir faktörle açıklanamamaktadır. Bilimsel çalışmalar, genetik yatkınlığın önemli bir rol oynadığını; ancak çevresel etkenlerle birlikte karmaşık bir etkileşim söz konusu olduğunu göstermektedir. Beynin bazı bölgelerinin gelişimi ve sinir ağlarının işleyişindeki farklılıklar, sosyal iletişim ve davranış düzenleme süreçlerini etkileyebilmektedir.

Toplumda yaygın olarak dile getirilen; otizmin ebeveyn tutumları, çocuk yetiştirme biçimleri veya aşılar nedeniyle ortaya çıktığı yönündeki görüşlerin bilimsel bir karşılığı bulunmamaktadır. Bu tür yanlış inanışlar, ailelerde gereksiz suçluluk duygusu ve kaygıya yol açabilmektedir.

Belirtiler Yaşa Göre Değişir, Her Çocukta Aynı Şekilde Seyretmez
Bebeklik döneminde sosyal gülümsemenin sınırlı olması, göz teması kurmada zorlanma, ismine tepki vermeme gibi erken işaretler dikkat çekebilir. İki yaş civarında ise konuşmanın başlamamış olması, işaret etme ve taklit davranışlarının görülmemesi daha belirgin hale gelebilir.

Çocukluk ve ergenlik döneminde sosyal ortamlara uyum sağlamakta zorlanma, grup oyunlarına katılımda güçlük ve duyguları ifade etmede sınırlılık ön plana çıkabilir. Bazı bireylerde ise otizm belirtileri çocukluk döneminde fark edilmez ve tanı yetişkinlikte gündeme gelebilir.

Otizm Tedavisinde Amaç Potansiyeli Desteklemektir
Otizmi tamamen ortadan kaldıran bir tedavi yöntemi bulunmamaktadır. Ancak erken dönemde başlanan destekleyici yaklaşımlar, çocuğun iletişim, sosyal ve günlük yaşam becerilerinin gelişimini olumlu yönde etkileyebilir.

Özellikle yaşamın ilk yıllarında beynin öğrenme kapasitesinin yüksek olması, erken farkındalık ve yönlendirmenin önemini artırmaktadır. Uygun şekilde planlanan desteklerle çocukların bağımsız yaşam becerileri güçlendirilebilir.

Ailelerin Yaklaşımı Gelişim Sürecinin Temel Yapı Taşlarından Biridir
Otizmli çocuklarla kurulan iletişimde sabır, tutarlılık ve anlayış önemlidir. Günlük yaşamda öngörülebilir rutinler oluşturulması, sade ve net bir dil kullanılması ve olumlu davranışların desteklenmesi çocuğun kendini daha güvende hissetmesine yardımcı olur.

Ailelerin sağlık ve eğitim profesyonelleri ile iş birliği içinde olması, çocuğun bireysel ihtiyaçlarına uygun desteklerin günlük yaşama entegre edilmesini kolaylaştırır. Bu süreçte aile bireylerinin de duygusal olarak desteklenmesi, uzun vadeli uyum açısından önemlidir.

“Otizm, erken fark edildiğinde çocuğun gelişimsel ihtiyaçlarına uygun desteklerin planlanmasına olanak tanır. Ailelerin çocuklarının gelişimini dikkatle takip etmesi ve şüphe duydukları durumlarda gecikmeden uzman değerlendirmesine başvurması gerekir. Otizme yönelik toplumsal farkındalık arttıkça, çocukların ve ailelerin yaşamla uyumu da güçlenir.”

Yazıyı Paylaş

BÖLÜM SPONSORU