Röportaj : Murat Soygür
Kalite odaklı üretimi, güçlü Ar-Ge altyapısı ve sürdürülebilir yaklaşımı ile Gentaş Kimya, sektöründe önde gelen firmalardan biri olmayı sürdürüyor. Gerçekleştirdiğimiz röportajda Gentaş Kimya Yönetim Kurulu Başkanı Macit Aydın, şirketin sunduğu ürün ve hizmetlerin yanı sıra ihracat stratejileri ve sürdürülebilirlik politikaları hakkında değerli bilgileri okuyucularımızla paylaştı.
Bizlere kısaca kendinizden ve profesyonel özgeçmişinizden bahsedebilir misiniz?
1957 yılında Ordu’da doğdum. Ege Üniversitesi Kimya Bölümü’nden mezun olduktan sonra, 1983 yılında Bufer Elektrik’te iş hayatıma başladım. Kariyerimin ilk yıllarında farklı sektör ve organizasyonlarda görev alarak hem teknik hem de yönetsel alanlarda deneyim kazandım. 1986–1992 yılları arasında çeşitli şirketlerde orta ve üst düzey yöneticilik pozisyonlarında görev aldım. Bu dönem, üretim, operasyon ve organizasyon yönetimi konularında önemli bir birikim edinmemi sağladı.
1992 yılında Fitaş Kimya ve Pigment Sanayi ve Ticaret A.Ş.’de fabrika müdürü olarak görev aldım. 1999–2000 yılları arasında ise Alican Kimya Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nde kurucu ortak ve genel müdür olarak görev yaptım. Ardından, 2020 yılında Orhan Kahraman ile birlikte Gentaş Kimya’yı kurduk. Hâlihazırda şirkette genel müdür ve yönetim kurulu üyesi olarak görevimi sürdürmekteyim. Bunun yanı sıra, GEBKİM Vakfı ile GEBKİM Organize Sanayi Bölgesi’nin yönetim kurulu üyeliklerini yürütmekte; sanayinin gelişimine katkı sağlayan çalışmalarda aktif rol almaktayım.
Gentaş Kimya’nın kuruluş hikayesini ve bugünkü sektörel konumunu kısaca nasıl özetlersiniz?
Gentaş Kimya, 2000 yılında Gentaş Dekoratif’in üretiminde kullanılan reçinelerin kalite ve tedarik konusundaki istikrarsızlık problemlerini ortadan kaldırmak amacıyla kuruldu. Kuruluş aşamasında yalnızca Gentaş Dekoratif’in ihtiyaç duyduğu fenol ve melamin bazlı reçinelerin üretimine odaklandık. Zaman içerisinde ise sahip olduğumuz teknik bilgi, Ar-Ge altyapısı ve üretim kabiliyetinin çok daha geniş bir sektörel alana hitap edebileceğini gördük. İlk büyük yatırımımızla Tuzla Kimya Organize Sanayi Bölgesi’ne taşınarak formaldehit tesisimizi devreye aldık ve orman ürünleri sektörüne yönelik emprenye reçinesi, yonga levha, MDF ve kontrplak üretiminde kullanılan tutkal ve reçinelerin üretimine başladık. Artan talep ve kapasite ihtiyacı doğrultusunda, 2017 yılında Gebze Dilovası GEBKİM Organize Sanayi Bölgesi’nde yeni bir yatırım kararı aldık. Yaklaşık 70 milyon dolarlık yatırımla 2023 yılında tamamlanan bu tesis hem üretim kapasitemizi hem de ürün çeşitliliğimizi önemli ölçüde artırdı. Bu büyüme yolculuğunun yeni bir aşaması olarak şirketimizi sermaye piyasalarıyla buluşturduk. 6 Mart Cuma günü çaldığımız gong ile şirket paylarımız Borsa İstanbul Ana Pazar’da işlem görmeye başladı. Gerçekleştirdiğimiz halka arz ile kurumsal yapımızı daha da güçlendirerek sürdürülebilir büyüme hedeflerimizi destekleyen yeni bir döneme adım attık. Bugün Gentaş Kimya; fenol formaldehit, üre formaldehit ve melamin formaldehit bazlı reçinelerin yanı sıra Neogen akrilik levha (solid Surface) ve novolak tipi fenolik reçinelerle, iç pazar ve ihracata yönelik geniş bir ürün portföyüne sahip, sektöründe güçlü bir konuma ulaşmış durumdadır.
Gentaş Kimya’nın ürün portföyünü ve bu ürünlerin ağırlıklı olarak tercih edildiği sektörleri
kısaca anlatabilir misiniz?
Gentaş Kimya bugün itibarıyla yedi ana ürün grubunda üretim gerçekleştirmektedir. Bunlar; formaldehit çözeltileri, üre formaldehit reçineleri, melamin formaldehit reçineleri, fenol formaldehit reçineleri, döküm reçineleri, novolak reçineler ve akrilik levhalardır. Reçine ürünlerimiz başta inşaat ve inşaat malzemeleri, mobilya ve dekorasyon, otomotiv ve otomotiv yan sanayi sektörleri olmak üzere; özellikle ağaç bazlı panel sanayi, dekoratif laminant sanayi, cam/taş yünü yalıtım ürünleri, mobilya ve yapı sektörü, metal döküm, abrasiv ve sanayilerinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Neogen markasıyla pazara sunduğumuz akrilik levhalar, özellikle antibakteriyel özellikleri sayesinde inşaat ve iç mekân uygulamalarında; mutfak ve banyo tezgâhları, karşılama bankoları, lavabolar, masa ve dolap gibi mobilyalar, duvar kaplamaları, laboratuvar tezgâhları, hastane yüzeyleri ve çeşitli endüstriyel uygulamalarda tercih edilmektedir.
Uluslararası pazarlarda rekabet gücünüzü nasıl tanımlarsınız? İhracat stratejilerinizden bahsedebilirmisiniz?
Uluslararası pazarlardaki rekabet gücümüzü; güçlü yerli üretim altyapımızı, ihracat odaklı ve katma değeri yüksek ürünlerle destekleyen bir büyüme modeli üzerine inşa ediyoruz. Özellikle Neogen markasıyla gerçekleştirdiğimiz akrilik levha yatırımıyla, başta ABD ve Avrupa olmak üzere rekabetin yoğun olduğu pazarlarda etkin bir oyuncu olmayı hedefliyoruz. Bugün ABD, Avrupa, Rusya, Türki Cumhuriyetler, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’yı kapsayan geniş bir coğrafyaya ihracat gerçekleştiriyoruz. Akrilik levha satışlarımızda ihracatın payı istikrarlı biçimde artarken, 2030 yılı itibarıyla dünya akrilik levha pazarında %1–2 seviyesinde bir pazar payına ulaşmayı amaçlıyoruz. Önümüzdeki dönemde Ar-Ge yatırımlarımızı artırarak, katma değeri daha yüksek ve yenilikçi ürünleri portföyümüze
eklemeyi; bu sayede küresel pazarlardaki konumumuzu daha da güçlendirmeyi planlıyoruz. İhracat stratejimizin bir diğer önemli ayağını Novolak yatırımı oluşturmaktadır. Sıvı reçinelerin sınırlı raf
ömrü ve özellikle uzak pazarlarda yüksek taşıma maliyetleri nedeniyle oluşan lojistik zorlukları aşmak amacıyla; fren-balata, kum kaplama, refrakter sanayi ve taş kesme diskleri gibi farklı sektörlerde performans bağlayıcısı olarak kullanılan, kendi know-how’ımızla geliştirdiğimiz katı fenol formaldehit reçinesi olan novolak için üretim tesisi yatırımımızı tamamladık. Test üretimine 2024 yılında başladığımız ve 2025 itibarıyla seri üretime aldığımız Novolak ürünümüzle hem ithalatın azaltılmasına katkı sağlamayı hem de küresel fenol reçine pazarından pay almayı hedefliyoruz. Bu yatırımla birlikte ihracat menzilimizi Asya, Avrupa ve Amerika gibi uzak pazarlara genişletirken, Eylül 2025 itibarıyla toplam satışlarımız içinde %21 seviyesinde olan ihracat payımızı daha da yukarı taşımayı amaçlıyoruz. Böylece ihracat gelirlerimizi artırırken, Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir büyümesine ve cari açığın azaltılmasına katkı sağlamayı hedefliyoruz.
Sürdürülebilirlik Gentaş Kimya’nın kurumsal stratejisinde nasıl bir yer tutuyor?
Sürdürülebilirlik, Gentaş Kimya için yalnızca çevresel bir başlık değil; iş yapış biçimimizin ve uzun vadeli büyüme stratejimizin temel unsurlarından biridir. Ürün tarafında biyobazlı reçineler üretiyor ve geliştirmek için üzerine çalışmalar yürütüyor, karbon ayak izini azaltmaya yönelik daha iklim dostu ürünler geliştirmeyi hedefliyoruz. Bunun yanı sıra, üretim süreçlerimizi daha çevreci hâle getirmek amacıyla önemli yatırımlar gerçekleştiriyoruz. Bu kapsamda yaklaşık 1 MW gücündeki güneş enerjisi
yatırımımızı devreye aldık. Ayrıca kojenerasyon sistemli ve 2.3 MW kapasiteli buhar türbini yatırımıyla,
üretim sırasında ortaya çıkan enerjiyi geri kazanarak elektrik üretmeyi planlıyoruz. Bu yatırımlar sayesinde toplam enerji ihtiyacımızın yaklaşık yarısını yenilenebilir ve geri kazanılmış kaynaklardan karşılamayı amaçlıyoruz. Operasyonlarımızda sürdürülebilirlik yaklaşımını uçtan uca ele alıyoruz. Su tüketimimizin %90’unu geri dönüştürerek arıtıyor ve yeniden üretim süreçlerimize kazandırıyoruz. Üretim ve ofis alanlarımızda oluşan tüm atıkları, gerekli depolama koşulları altında toplayarak
lisanslı geri dönüşüm firmalarına iletiyor; Sıfır Atık Belgesi’ne sahip bir tesis olarak atık yönetim süreçlerimizi mevzuata ve sürdürülebilirlik hedeflerimize uygun şekilde yürütüyoruz. Bu doğrultuda fabrikamızı da güncel çevresel standartlara uygun olarak şekilde tasarladık. Tüm bu çalışmalar, yalnızca bugünün ihtiyaçlarına odaklanmadığımızı; doğal kaynakları koruyan, geleceği gözeten ve sürdürülebilir büyümeyi merkeze alan bir anlayışla hareket ettiğimizi açıkça ortaya koyuyor.