Yeme Bozuklukları İçsel Dengenin Bir Yansıması

Yeme Bozuklukları İçsel Dengenin Bir Yansıması
  • 23.03.2026

Yeme bozukluklarının yalnızca beslenme davranışıyla sınırlı olmadığını belirten uzmanlar, bu durumun bireyin içsel denge arayışı, kontrol ihtiyacı ve kimlik gelişimiyle yakından ilişkili olduğunu vurguluyor. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikologu Sera Elbaşoğlu, yeme bozukluklarının psikolojik kökenlerine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.

Mükemmeliyetçilik ve kontrol ihtiyacı belirleyici
Yeme bozukluklarının gelişiminde mükemmeliyetçilik ve kontrol ihtiyacının önemli rol oynadığını belirten Elbaşoğlu, özellikle baskıcı aile yapılarında büyüyen bireylerde bedenin kontrol edilebilen nadir alanlardan biri haline geldiğini ifade etti.

Elbaşoğlu, “Kişi, yemek yeme davranışı üzerinden hem kontrol hissini yeniden kazanmaya hem de içsel gerilimini azaltmaya çalışır” dedi.

Yeme davranışı psikolojik bir araca dönüşebiliyor
Özellikle Anoreksiya Nervoza örneğinde bu durumun daha belirgin görüldüğünü aktaran Elbaşoğlu, mükemmeliyetçi bireylerin beden ve yeme davranışı üzerinden kusursuzluk arayışına girdiğini söyledi.

Bu süreçte yeme davranışının yalnızca fiziksel bir ihtiyaç olmaktan çıkıp psikolojik bir kontrol aracına dönüştüğünü vurguladı.

“Yer değiştirme” mekanizmasına dikkat
Yeme bozukluklarında sık görülen bir diğer mekanizmanın “yer değiştirme” olduğunu belirten Elbaşoğlu, bireyin bir alandaki duygusunu başka bir alana yönlendirdiğini ifade etti.

Kontrol duygusunu kaybeden bireylerin bu ihtiyacı bedenlerini kontrol ederek telafi etmeye çalışabildiğini belirten Elbaşoğlu, özellikle ergenlik döneminde bu durumun daha da belirginleştiğini söyledi.

Sosyal medya beden algısını etkiliyor
Sosyal medyanın beden algısı üzerindeki etkisine de dikkat çeken Elbaşoğlu, Beden Dismorfik Bozukluğu yaşayan bireylerin bedenlerini çarpık ve gerçek dışı şekilde algılayabildiğini ifade etti.

Filtreler ve idealize edilen beden imgelerinin özellikle gençlerde beden memnuniyetsizliğini artırdığına işaret eden Elbaşoğlu, bu durumun benlik algısını olumsuz etkileyebileceğini belirtti.

Ergenler daha fazla risk altında
Kimlik gelişiminin yoğun olduğu ergenlik döneminde sosyal medyanın etkisinin daha güçlü olduğunu vurgulayan Elbaşoğlu, gençlerin “kusursuz beden” algısıyla kendilerini yetersiz hissedebildiğini söyledi.

Diyet ile yeme bozukluğu aynı değil
Diyet yapma ile yeme bozukluklarının sıklıkla karıştırıldığını belirten Elbaşoğlu, iki durum arasındaki farkın psikolojik süreçlerde ortaya çıktığını ifade etti.

“Yeme bozukluklarında bireyin zihni sürekli yemek ve beden üzerine yoğunlaşır. Bu durum yalnızca beslenme ile ilgili değil; kontrol, değer, yeterlilik ve kimlik gibi daha derin ihtiyaçlarla ilişkilidir” dedi.

“Sorunu doğru tanımlamak kritik”
Elbaşoğlu, yeme bozukluklarının yalnızca “yemekle ilgili bir problem” olarak değerlendirilmesinin yetersiz olduğunu belirterek, şu ifadeleri kullandı:

“Bu bozukluklar, bireyin iç dünyasında denge kurma çabasının, kontrol ihtiyacının ve duygusal çatışmalarının bir yansımasıdır.”

Yazıyı Paylaş

BÖLÜM SPONSORU