Röportaj : Murat Soygür
Yapıştırıcı ve sızdırmazlık alanında önde gelen global firmalardan olan Bostik, bütünsel yaklaşımıyla profesyonel uygulamacılar ve büyük ölçekli projeler için güvenilir çözümler geliştiriyor.
Gerçekleştirdiğimiz söyleşide Bostik Türkiye & Merkez Asya Yapı ve Tüketici Departmanı İş Birimi Direktörü Bilgehan Türkkan, şirketin faaliyet alanları ve sundukları ürünler hakkında bilgiler verdi.
Öncelikle kısaca kendinizden ve profesyonel özgeçmişinizden bahsedebilir misiniz?
Aslen Bursalıyım. İlk ve ortaokul eğitimimi Bursa’da tamamladıktan sonra lise ve üniversite eğitimi için Kanada’ya gittim. Eğitimimi tamamlamamın ardından Türkiye’ye dönerek profesyonel kariyerime başladım. Müzik hayatımda her zaman önemli bir yer tuttu; liseden bu yana elektro gitar çalıyorum. Analitik bakış açısı ile yaratıcılığı bir arada tutmanın hem müzikte hem iş hayatında değer yarattığına inanıyorum.
Kariyerime 2009 yılında doğal taş sektöründe başladım, ardından global bir çelik üreticisinde görev aldım. 2014 Temmuz ayından bu yana Bostik Kimya San. ve Tic. A.Ş.’de farklı stratejik pozisyonlarda görev yapmaktayım. Export yöneticisi olarak başladığım görevimde yeni pazarların geliştirilmesi ve ihracat organizasyonunun yapılandırılmasına odaklandım. Devamında ürün müdürü olarak ürün portföyü yönetimi, fiyatlandırma stratejileri ve pazara sunum süreçlerini yönettim.
SEMEA Bölgesi Pazarlama Direktörü olarak görev yaptığım dönemde çoklu ülke yapısında pazarlama stratejilerinin oluşturulması ve bölgesel büyüme planlarının kurgulanmasında sorumluluk aldım.
Temmuz 2023 itibarıyla Türkiye ve Orta Asya Bölgesi Satış ve Pazarlama Direktörü olarak, ticari stratejilerin belirlenmesi, satış organizasyonunun yönetimi ve sürdürülebilir büyüme hedeflerinin hayata geçirilmesinden sorumluyum.
Bostik’in ürün portföyünü genel hatlarıyla tanımlar mısınız?
Global ölçekte dört ana pazarda faaliyet gösteren bir teknoloji şirketiyiz. Arkema Grubu’nun Ar-Ge gücü ve 130 yılı aşan kimya tecrübesiyle geliştirdiğimiz akıllı yapıştırıcı çözümlerini dünya genelinde yapı ve inşaat, endüstriyel yapıştırıcılar, hijyen ve son kullanıcı segmentlerinde konumlandırıyoruz.
Türkiye’de ise bu global gücü sahaya en güçlü şekilde yansıttığımız alan, sızdırmazlık ve yapıştırıcı ürün grubudur. Bu segmentteki uzmanlığımız ve pazar bilgimiz, yapı kimyasalları alanındaki konumumuzu belirleyen temel unsurdur.
Türkiye pazarında ise odağımızı özellikle yapı ve inşaat çözümleri üzerine konumlandırmış durumdayız. Sızdırmazlık ve yapıştırıcı grubunun liderliğinde; zemin sistemleri, seramik yapıştırıcıları, su yalıtımı ve dekorasyon & duvar tamirat ürünleriyle geniş ve entegre bir portföy sunuyoruz. Bu bütünsel yaklaşım sayesinde hem profesyonel uygulamacılara hem de büyük ölçekli projelere yönelik güçlü ve güvenilir çözümler sunuyoruz.
Bostik Türkiye’nin organizasyon yapısı ve Türkiye pazarındaki konumlanması hakkında bilgi verebilir misiniz?
Bir önceki soruda da ifade ettiğim gibi, Türkiye’de yapı ve inşaat çözümleri odağında; özellikle sızdırmazlık ve yapıştırıcı grubunun liderliğinde güçlü bir konumdayız. Bu ürün stratejisini destekleyen organizasyon yapımız ise teknik uzmanlığı yüksek, saha odaklı ve çevik bir yapı üzerine kuruludur.
Bostik Türkiye olarak satış, ürün yönetimi, teknik servis, pazarlama, operasyon ve tedarik zinciri ekiplerinin entegre çalıştığı güçlü bir organizasyon modeline sahibiz. Global Ar-Ge ve teknik ekiplerle yakın iş birliği içinde çalışırken, yerel pazar dinamiklerine hızlı adapte olabilen bir yapı ile hareket ediyoruz.
Türkiye’de bulunan iki üretim tesisimiz, hem iç pazarın ihtiyaçlarını karşılamada hem de bölgesel operasyonlarımızı desteklemede kritik rol oynamaktadır. Yerel üretim gücümüz; esneklik, hız ve maliyet avantajı sağlarken, kalite standartlarımızdan taviz vermeden sürdürülebilir büyümemizi desteklemektedir.
Türkiye, coğrafi konumu ve üretim altyapısı sayesinde Bostik için stratejik bir merkezdir. Sadece Türkiye pazarından değil, aynı zamanda Orta Asya ülkelerinden de sorumluyuz. Bu bölgesel yapı, bizi daha geniş bir ticari perspektifle hareket etmeye ve bulunduğumuz coğrafyada daha etkin bir rol üstlenmeye yönlendiriyor. Türkiye’yi yalnızca güçlü bir iç pazar olarak değil; aynı zamanda çevre ülkelere teknik bilgi ve yüksek performanslı ürün çözümleri sunan bölgesel bir merkez olarak konumlandırıyoruz.

Müşterilere özel formülasyonlar sunarken hangi teknolojik avantajlarınızı öne çıkarıyorsunuz?
Müşteriye özel formülasyon yaklaşımımızın temelinde güçlü bir Ar-Ge altyapısı ve global bilgi birikimi yer alıyor. Arkema Grubu’nun bir parçası olarak, ileri polimer teknolojileri ve hammadde geliştirme kabiliyetine doğrudan erişim sağlıyoruz. Bu durum bize yalnızca mevcut ürünleri optimize etme değil, aynı zamanda müşterinin ihtiyacına göre yeni çözümler geliştirme esnekliği kazandırıyor.
Teknolojik avantajlarımızın başında; yüksek performanslı hibrit polimer teknolojileri, gelişmiş yapışma sistemleri ve zorlu saha koşullarına dayanıklı formülasyon kabiliyeti geliyor. Ürünlerimizi geliştirirken yalnızca performans kriterlerini değil, uzun ömürlülük, uygulama kolaylığı ve işçilik verimliliği gibi sahadaki gerçek ihtiyaçları da dikkate alıyoruz.
Ayrıca kalite ve sürdürülebilirlik bizim için ayrılmaz iki unsurdur. Ürünlerimizin performansı; uluslararası standartlar, sertifikasyon süreçleri ve teknik testlerle doğrulanmaktadır. Düşük VOC değerleri, çevreye duyarlı formülasyonlar ve sürdürülebilir üretim yaklaşımı sayesinde hem teknik hem çevresel beklentilere cevap veriyoruz.
Global know-how ile yerel üretim kabiliyetimizi birleştirerek; pazara hızlı adapte olabilen, regülasyonlara uyumlu ve müşteri özelinde optimize edilmiş çözümler sunabiliyoruz. Bu esneklik ve teknoloji gücü, bizi yalnızca bir tedarikçi değil, uzun vadeli bir çözüm ortağı haline getiriyor.
Türkiye yapıştırıcı pazarının mevcut büyüklü- ğünü ve büyüme potansiyelini nasıl görüyorsunuz?
Türkiye yapıştırıcı pazarı; yapı ve inşaat, ambalaj, otomotiv, mobilya ve genel sanayi gibi birçok sektörün talep yarattığı, bu nedenle geniş ve dinamik bir yapıya sahip bir pazardır. Özellikle yapı ve inşaat segmenti, pazarın en belirleyici alanlarından biridir.
Kısa vadede ekonomik dalgalanmalar ve finansmana erişim koşulları pazarda dönemsel etkiler yaratabiliyor. Ancak daha geniş bir perspektiften baktığımızda Türkiye’nin üretim kapasitesi, genç yapı stoğu ve devam eden kentsel dönüşüm ihtiyacı, pazarın yapısal olarak güçlü bir zemine sahip olduğunu gösteriyor.
Önümüzdeki 5-10 yıllık perspektifte Türkiye yapıştırıcı pazarının; kentsel dönüşüm projeleri, deprem sonrası yeniden inşa süreci, renovasyon yatırımları ve sanayi üretimindeki gelişimle birlikte büyüme potansiyelini koruyacağını düşünüyoruz.
Bu büyümenin yalnızca hacimsel değil; daha yüksek performanslı, daha dayanıklı ve daha sürdürülebilir ürünlere doğru bir kalite dönüşümü şeklinde gerçekleşeceğini öngörüyoruz. Dolayısıyla pazarda rekabet, fiyat odaklı olmaktan ziyade teknoloji, sertifikasyon ve uzun ömürlü performans eksenine doğru evriliyor.
Bostik olarak biz de bu dönüşümün içerisinde yalnızca pay alan değil, teknoloji ve çözüm odaklı yaklaşımımızla yön veren bir oyuncu olmayı hedefliyoruz.
Son olarak, sürdürülebilirlik politikalarınız hakkında okuyucularımıza bilgi verebilir misiniz?
Sürdürülebilirlik bizim için bir zorunluluktan ziyade bir sorumluluk meselesi. Açıkçası Bostik’te bu konu gerçekten ciddiye alınır; sadece ürün tarafında değil, şirket kültürünün bir parçası olarak ele alınır. Arkema Grubu bünyesinde global ölçekte sürdürülebilirlik odaklı çalışan ekiplerimiz bulunuyor ve bu ekipler; karbon azaltım hedeflerinden ürün içerik güvenliğine kadar birçok başlıkta somut projeler yürütüyor. Biz de Türkiye organizasyonu olarak bu vizyonun aktif bir parçasıyız.
Ürün geliştirme süreçlerimizde performans kadar çevresel etkiyi de değerlendiriyoruz. Düşük VOC’li, solvent içermeyen ve daha güvenli formülasyonlara odaklanıyoruz. Aynı zamanda ürünlerimizin farklı çevresel ve teknik sertifikasyonlarla doğrulanmasını önemsiyoruz. Çünkü sürdürülebilirlik bizim için yalnızca “çevreci olmak” değil; daha uzun ömürlü, daha dayanıklı ve daha verimli çözümler sunmak anlamına geliyor. Operasyon tarafında da üretim tesislerimizde enerji verimliliği, atık yönetimi ve süreç optimizasyonu üzerine sürekli iyileştirme çalışmaları yürütüyoruz. Yerel üretim gücümüz sayesinde lojistik kaynaklı emisyonları azaltmak da bu yaklaşımın bir parçası. Biz sürdürülebilirliği bir iletişim unsuru olarak değil, uzun vadeli değer yaratmanın temel yolu olarak görüyoruz. Daha güvenli yapılar, daha düşük çevresel etki ve daha bilinçli üretim anlayışıyla hareket ediyoruz.
Kısacası, Bostik olarak sadece bugünün ihtiyaçlarına değil, yarının dünyasına karşı da sorumluluk taşıdığımızın bilinciyle çalışıyoruz.
