TÜGİS 65. Yılında: “Gıda Sanayisinin Gelişimini Sosyal Diyalog Ve Ortak Akılla Destekliyoruz”

TÜGİS 65. Yılında: “Gıda Sanayisinin Gelişimini Sosyal Diyalog Ve Ortak Akılla Destekliyoruz”
  • 23.01.2026

Türkiye Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası (TÜGİS), kuruluşunun 65. yılında temsil gücünü 121 üyeye taşırken, yeni nesil aktif işveren sendikacılığı vizyonuyla gıda sanayisinin stratejik dönüşümüne katkı sunmaya devam ediyor.

Türkiye’nin ilk işveren sendikalarından TÜGİS (Türkiye Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası), kuruluş yıl dönümünde gıda sektörünün tüm paydaşlarını aynı çatı altında buluşturmaya devam ediyor. 24 Ocak 1961’de temelleri atılan ve Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu’nun (TİSK) kurucu üyeleri arasında yer alan TÜGİS, 65 yıllık deneyimiyle gıda güvenliği, sürdürülebilir üretim, inovasyon ve verimlilik gibi alanlarda önemli çalışmalara imza attı.

“121 üyeye ulaşan temsil gücümüzle en etkili işveren sendikalarından biriyiz”
Kuruluş yıl dönümü vesilesiyle açıklamalarda bulunan TÜGİS Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Kaan Sidar, yeni nesil aktif işveren sendikacılığı anlayışıyla hem sahada hem masada yer aldıklarını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“121 üyeye ulaşan temsil gücümüz ve 65 yıllık birikimimizle ülkemizin en etkili işveren sendikaları arasındayız. Gıda sanayisinin gelişimini sosyal diyalog ve ortak akılla destekliyoruz. TÜGİS olarak üyelerimize toplu iş sözleşmesi süreçlerinden mevzuat takibine, eğitimden hukuki ve teknik danışmanlığa uzanan kapsamlı destekler sunuyoruz.”

Sidar, gıda endüstrisi içinde güvenlik, etkinlik, girişimcilik, yenilikçilik ve insani değerlere saygı gibi unsur­ların sendikanın temelini oluşturduğunu da vurguladı.

“Türkiye’nin gıdada bölgesel çekim merkezi olma fırsatı var”
Gıda sanayisinin hızlı küresel dönüşümlerle karşı karşıya olduğuna dikkat çeken Sidar, “Daha düşük kaynak kullanımıyla daha yüksek verim, daha güçlü tedarik zincirleri, tam izlenebilirlik ve etkin risk yönetimi bugünün öncelikli başlıkları. Bu süreç, mevzuat ve teknolojinin birlikte ilerlediği bir alan haline geldi” dedi.

Türkiye’nin üretim gücü ve coğrafi avantajıyla bölgesel bir çekim merkezi olma potansiyeli taşıdığını belirten Sidar, kamu–sanayi–akademi işbirliğinin önemine işaret etti:

“Bu noktada TÜGİS olarak önemli bir rol üstleniyoruz. ‘Hem masada hem sahada’ yürüttüğümüz çalışmalarla çözüm kültürünü güçlendiriyor, düzenlediğimiz gıda zirveleri ve projelerle sektörel dönüşüme katkı sunuyoruz.”

“Bilgi kirliliğinin önüne geçmekte kararlıyız”
Kamuoyunda gıda alanında zaman zaman oluşan bilgi kirliliğinin sektöre olan güveni zedelediğini belirten Sidar, TÜGİS’in gıda okuryazarlığını destekleyen faaliyetlerine dikkat çekti:

“Kamuoyunda karşılaşılan bilgi kirliliğinin önüne geçmek ve bilimsel temelli doğru bilgiyi yaygınlaştırmak önceliklerimiz arasında. TÜGİS Bilim Kurulu’nun katkılarıyla hazırladığımız içerikler sayesinde tüketicilerin güvenilir ve anlaşılır bilgiye erişimini destekliyoruz.”

Gıda sanayisi TÜGİS çatısı altında birleşiyor
TÜGİS üyeleri, gıdanın tüm kategorilerini kapsayan geniş bir üretim yelpazesinde faaliyet gösteriyor. Üyeler arasında;

-un, ekmek, unlu mamuller

-et, tavuk, balık ürünleri

-makarna, irmik, bakliyat ve tahıl bazlı ürünler

-süt ve süt ürünleri

-nişasta, bitkisel yağlar

-şekerleme ve çikolata

gibi temel gıda üreticilerinin yanında;

-bisküvi ve atıştırmalıklar

-salça, konserve ve soslar

-dondurulmuş gıdalar

-kahve ve içecekler

gibi katma değeri yüksek segmentlerde faaliyet gösteren firmalar da yer alıyor.

Yazıyı Paylaş