Artan enerji maliyetleri, hammadde fiyatlarındaki dalgalanmalar ve küresel rekabet baskısı, sanayi kuruluşlarını üretim süreçlerini daha verimli hale getirmeye yönlendiriyor. Üretimde yaşanan plansız duruşlar, gereksiz beklemeler, hatalı malzeme akışı ve yüksek stok seviyeleri ise işletmeler açısından hem ekonomik hem de çevresel maliyetleri artırıyor.
ERASYS Kurucusu ve Yönetici Ortağı Hakan Cengiz, sanayide sürdürülebilir rekabet gücünün yeni yatırımlardan çok mevcut süreçlerin iyileştirilmesiyle mümkün olduğunu belirterek, yalın üretim ve Kaizen uygulamalarıyla hayata geçirilen verimlilik çalışmalarının işletmelere önemli tasarruf ve kapasite artışı sağladığını ifade etti.
Verimlilik artık stratejik bir rekabet unsuru
Sanayide sürdürülebilirliğin yalnızca yenilenebilir enerji yatırımları veya yeni makine alımlarıyla sağlanamayacağını belirten Cengiz, mevcut üretim süreçlerindeki kayıpların azaltılmasının işletmelere önemli avantajlar sunduğunu söyledi.
Enerji ve hammadde kullanımının optimize edilmesi, mevcut kapasitenin daha etkin değerlendirilmesi ve süreçlerin iyileştirilmesinin hem maliyetleri düşürdüğünü hem de işletmelerin rekabet gücünü artırdığını vurguladı.
60'tan fazla üretim tesisinde verimlilik projeleri
2009 yılından bu yana üretim tesislerine mühendislik ve danışmanlık hizmeti sunan ERASYS; süreç geliştirme, yalın üretim, fabrika ve üretim hattı tasarımı, otomasyon ile depo ve lojistik optimizasyonu alanlarında faaliyet gösteriyor.
Şirket, bugüne kadar 60'ın üzerinde üretim tesisinde yürüttüğü projelerde;
Verimlilikte yüzde 20 ila yüzde 115,
Kapasite kullanımında yüzde 15 ila yüzde 80
oranında artış sağlandığını ve bunun işletmelerin kârlılığına doğrudan katkı sunduğunu belirtiyor.
"Üretimde çözüm yeni yatırım değil, doğru süreç yönetimi"
Üretim tesislerinde yaşanan verim kayıplarının önemli bölümünün makine yetersizliğinden değil, süreçlerdeki aksaklıklardan kaynaklandığını ifade eden Hakan Cengiz, birçok işletmenin rekabet gücünü artırmak için ilk olarak yeni yatırım seçeneğine yöneldiğini söyledi.
Cengiz, üretim tesislerinde önemli bir verimlilik potansiyelinin mevcut süreçlerde bulunduğunu belirterek, plansız duruşlar, gereksiz beklemeler, hatalı malzeme akışı, yüksek stok seviyeleri ve standart dışı uygulamaların kapasite kayıplarına neden olduğunu ifade etti.
Doğru analiz edilen ve iyileştirilen süreçler sayesinde aynı makine parkı ve mevcut insan kaynağıyla daha yüksek üretim seviyelerine ulaşmanın mümkün olduğunu vurguladı.
"Dijital dönüşüm sahada başlıyor"
Dijitalleşme yatırımlarının başarılı olabilmesi için üretim süreçlerinin öncelikle yalın üretim prensiplerine göre yeniden yapılandırılması gerektiğini belirten Cengiz, teknolojinin tek başına verimlilik sağlamadığına dikkat çekti.
Üretim süreçleri standartlaştırılmadan gerçekleştirilen dijital dönüşüm yatırımlarının beklenen faydayı sağlayamayabileceğini ifade eden Cengiz, gerçek dönüşümün süreç yönetimi ile teknolojinin birlikte ele alınmasıyla mümkün olduğunu kaydetti.
Sanayide dijital dönüşümün temelinde doğru süreç yönetiminin yer aldığını belirten Cengiz, işletmelerin sürdürülebilir rekabet avantajı elde edebilmesi için verimlilik odaklı dönüşümün stratejik önem taşıdığını sözlerine ekledi.