Sosyal Medyada Yemek Videoları Yeme Alışkanlıklarını Değiştiriyor: Kontrolsüz Yeme Eğilimi Artıyor

Sosyal Medyada Yemek Videoları Yeme Alışkanlıklarını Değiştiriyor: Kontrolsüz Yeme Eğilimi Artıyor
  • 07.08.2026

İstanbul Bilgi Üniversitesi öğrencilerinin gerçekleştirdiği araştırma, sosyal medyada yemek içerikli videolara ayrılan süre arttıkça kontrolsüz ve duygusal yeme eğiliminin yükseldiğini ortaya koydu. Araştırmaya göre yemek videolarını daha uzun süre izleyen bireylerin beden memnuniyeti de azalıyor.

Sosyal medyada giderek daha fazla yer bulan yemek tarifleri, restoran incelemeleri, tadım ve mukbang videoları, yalnızca eğlence ve bilgi kaynağı olmanın ötesine geçerek bireylerin yeme davranışları ve beden algısı üzerinde etkili olabiliyor. İstanbul Bilgi Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü öğrencilerinin gerçekleştirdiği araştırma, yemek içerikli videolara maruz kalma süresinin artmasıyla kontrolsüz ve duygusal yeme eğiliminin yükseldiğini ortaya koydu.

Türkiye'nin farklı illerinden 364 yetişkinin katılımıyla gerçekleştirilen araştırmada, sosyal medyada geçirilen toplam süreden ziyade tüketilen içeriklerin niteliğinin yeme davranışları ve beden algısı üzerinde daha belirleyici olabileceği görüldü.

En çok yemek tarifleri videoları izleniyor
Araştırmaya katılanların sosyal medyada en sık takip ettiği yemek içeriklerinin başında yemek tarifleri geldi. Katılımcıların yüzde 37,9'u en sık yemek tarifleri videolarını izlediğini belirtirken, yüzde 31,6'sı restoran ve yemek incelemelerini takip etti.

Spor ve diyet içerikleri yüzde 18,7 ile üçüncü sırada yer alırken, mukbang ve tadım videolarını en sık izleyenlerin oranı yüzde 11,8 oldu.

Günde 2 saatten fazla izleyenlerde risk dikkat çekiyor
Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri, yemek videolarının izlenme süresi ile yeme davranışları arasındaki ilişki oldu.

Bulgulara göre yemek içerikli videolara ayrılan süre arttıkça kontrolsüz yeme, bilişsel kısıtlama ve duygusal yeme eğilimleri de yükseldi. Özellikle günde 2-4 saat ve 4 saatin üzerinde yemek içerikli video izleyen katılımcıların yeme davranışlarına ilişkin puanlarının daha yüksek olduğu belirlendi.

Buna karşılık video izleme süresi uzadıkça beden memnuniyeti puanlarının kademeli olarak azaldığı görüldü. Yemek videolarını en uzun süre izleyen katılımcıların beden memnuniyeti puanları araştırmadaki en düşük seviyede yer aldı.

Kadınlarda duygusal yeme eğilimi daha yüksek
Araştırmada cinsiyet, yaş ve beden kitle indeksi gibi değişkenlere ilişkin sonuçlar da dikkat çekti.

Kadın katılımcıların duygusal yeme puanlarının erkeklere göre anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu belirlendi. Ayrıca beden kitle indeksi arttıkça beden memnuniyetinin azaldığı görüldü.

Araştırmada 31 yaş ve üzerindeki bireylerin, beslenme davranışlarını daha kontrollü biçimde sürdürmeye eğilimli olduğu da belirlendi.

TikTok kullanıcılarında kontrolsüz yeme puanı daha yüksek
Sosyal medya platformları arasında da farklılıklar gözlemlendi.

En sık TikTok kullandığını belirten katılımcılar, araştırmadaki en yüksek kontrolsüz yeme puanı ortalamasına sahip grup oldu. Instagram kullanıcıları ise beden memnuniyeti puanının en yüksek olduğu grup olarak öne çıktı.

Bu sonuçlar, sosyal medya platformlarında karşılaşılan içeriklerin ve kullanım alışkanlıklarının yeme davranışları ile beden algısı üzerindeki etkilerinin ayrıca değerlendirilmesi gerektiğine işaret ediyor.

“Yemek içerikleri güçlü bir dijital uyarana dönüştü”
Araştırmanın danışmanı İstanbul Bilgi Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Emre Batuhan Kenger, sosyal medyadaki yemek içeriklerinin yalnızca tarif veya eğlence amacı taşıyan paylaşımlar olmaktan çıktığını belirtti.

Kenger, araştırmanın özellikle yemek videosu izleme süresi arttıkça kontrolsüz ve duygusal yeme eğilimlerinin yükseldiğini, beden beğenisinin ise azaldığını gösterdiğini ifade etti.

Sosyal medyanın tamamen olumsuzlanması yerine kullanıcıların hangi içeriklere, ne kadar süreyle ve nasıl maruz kaldığının dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Kenger, genç yetişkinlerde medya ve beslenme okuryazarlığının güçlendirilmesinin kritik önem taşıdığını söyledi.

Sosyal medya ve beslenme okuryazarlığı önem kazanıyor
İstanbul Bilgi Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü öğrencileri Aslı Başak Toprak, Tuğbanur Sarıtaş, İpek Arslan ve Zeynep Özgen tarafından gerçekleştirilen araştırma, sosyal medyada yemek içeriklerinin bireylerin yeme davranışları ve beden algısıyla ilişkisine dikkat çekiyor.

Araştırma sonuçları, sosyal medya kullanımında yalnızca ekran başında geçirilen sürenin değil, tüketilen içeriklerin niteliğinin de dikkate alınması gerektiğini ortaya koyarken, özellikle genç yetişkinlerde medya ve beslenme okuryazarlığının geliştirilmesinin önemini gündeme getiriyor.

Yazıyı Paylaş