Röportaj: Murat Soygür
Poliüretan elastomerler, aşınma dirençleri ve dayanıklı yapılarıyla ürünlerin kullanım ömrünü uzatarak kaynak tüketimini azaltırken, geri dönüştürülebilir ve biyobazlı hammaddelerle üretilebilme potansiyelleri sayesinde sürdürülebilirlik açısından da önemli avantajlar sunuyor. Gerçekleştirdiğimiz röportajda Covestro Elastomers Bölge Satış Müdürü Guillaume Bizard, poliüretan elastomerlerin uygulama alanları, kullanıcılara sunduğu avantajlar ve Covestro’nun elastomer pazarındaki konumu hakkında detaylı bilgileri okuyucularımızla paylaştı.
Kısaca kendinizden ve profesyonel özgeçmişinizden bahsedebilir misiniz?
Şirkete yaklaşık 20 yıl önce katıldım. Kimya alanında eğitim aldıktan sonra kariyerime teknik mühendis olarak başladım; bu süreçte hem dozajlama makineleri hem de dökme poliüretan sistemleri konusundaki uzmanlığımı kullanarak müşterilere eğitim verdim, atölye operatörlerine destek oldum ve üretim süreçlerindeki sorunları çözdüm. 15 yılın ardından satış müdürü pozisyonuna geçiş yaptım. Edindiğim tecrübe doğrultusunda bugün Türkiye, Mağrip ülkeleri ve Güney Afrika genelinde dökme poliüretan çözümlerinin geliştirilmesinden sorumluyum ve müşteri odaklı yaklaşımı ön planda tutarak bu görevimi sürdürüyorum.
Covestro’nun küresel elastomer pazarındaki konumunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Elastomer segmenti şirketin genel stratejik hedeflerine nasıl katkı sağlıyor?
Covestro, küresel elastomer segmentinde onlarca yıllık inovasyon üzerine inşa edilmiş ve yüksek performanslı dökme poliüretan için bir referans noktası olan Vulkollan® ile döküm makine teknolojisinde referans kabul edilen Baulé® gibi markalarla güçlendirilmiş, pazarın lider şirketlerinden biridir. Kimyasal sistemler ile proses makineleri konusundaki uzmanlığı bir araya getiren Covestro Elastomers, müşterilerine benzersiz, tam entegre bir çözüm sunabilen tek kaynak olma özelliğine sahiptir.


Döngüsel ekonomi girişimleri ve küresel üretim kapasitesini artırma çalışmalarıyla Elastomers iş birimi, Covestro’nun sürdürülebilirlik ve inovasyon taahhüdünü somut hale getirmekte; aynı zamanda büyüme hedeflerine katkı sağlarken iklim nötrlüğü hedeflerini de ileriye taşımaktadır.
Covestro’nun poliüretan elastomer çözümleri için günümüzde en önemli uygulama alanlarını hangi sektörler oluşturuyor?
Covestro’nun poliüretan elastomer çözümleri, şu anda büyüme potansiyeli gösteren üç ana sektöre hizmet etmektedir:
Madenler ve taş ocaklarında, dökme poliüretanın olağanüstü aşınma direnci; elekler, sıyırıcılar ve hidrosiklonlar gibi zorlu ekipmanlar için ideal olup işletme maliyetlerini düşürür.
Malzeme taşımada, Vulkollan® bazlı sistemler forkliftler ve otomatik yönlendirmeli araçlarda kullanılan tekerlek ve rulolar için üstün performans sunarak verimli ve otomatik lojistik operasyonlarını mümkün hale getirir.
Offshore enerji alanında ise Covestro’nun elastomerleri, bend stiffener ve bend restrictor uygulamalarıyla kritik deniz altı altyapılarını koruyarak zorlu mekanik ve çevresel koşullara dayanıklılık sağlar.
Poliüretan elastomerler, alternatif malzemelere kıyasla hangi performans avantajlarını sunuyor?
Poliüretan elastomerler, çeşitli uygulamalarda kauçuk, çelik veya geleneksel plastiklere kıyasla daha üstün mekanik ve dinamik performans sunar. Aşınma direnci en önemli özelliklerinden biridir; dökme PU, kauçuğa göre çok daha yüksek aşınma direnci göstererek kullanım ömrünü uzatır ve duruş sürelerini (downtime) azaltır. Isı birikimine karşı direnç açısından ise dökme PU elastomerler, dinamik ve termal yükler altında mekanik bütünlüğünü koruyarak zorlu koşullarda tutarlı performans sağlar.
Performansın ötesinde, dökme PU’nun işlenmesi kolay ve hızlıdır. Bu işlem verimliliği, üst düzey dayanıklılıkla birleştiğinde tüm değer zinciri boyunca cazip bir toplam sahip olma maliyeti sunar.
Ürün yaşam döngüsü perspektifinden bakıldığında poliüretan elastomerlerin sürdürülebilirlik katkıları nasıl değerlendirilebilir?
Dökme poliüretan elastomerlerin sürdürülebilirliğini değerlendirmek, üç aşamayı kapsayan bütünsel bir yaşam döngüsü yaklaşımı gerektirir.
Üretim aşamasında Covestro, fosil hammaddelerin biyobazlı veya geri dönüştürülmüş alternatiflerle ikame edildiği ve ISCC Plus sertifikasıyla doğrulanan kütle dengeli sistemler sunarak performanstan ödün vermeden karbon ayak izini azaltmaktadır.
Kullanım aşamasında, PU elastomerlerin olağanüstü dayanıklılığı, parça değişim sıklığını azaltarak sürdürülebilirliğe katkı sağlar.
Yaşam döngüsünün sonunda ise mekanik geri dönüşüm ilk seçenek olarak öne çıkar; ancak bu yöntem genellikle downcycling ile sınırlıdır. Bu döngüsel yaklaşım, All Recyclable Mining Screen gibi somut ürün inovasyonlarına dönüşmektedir. Daha ileri bir çözüm olan kimyasal geri dönüşümde ise Covestro’nun Leverkusen’deki pilot tesisi, Vulkollan® bazlı elastomerleri performans kaybı olmadan yeniden kimyasal yapı taşlarına ayrıştırabilmekte ve bakir malzemeye (virgin material) kıyasla karbon ayak izini üçte ikiye kadar azaltabilmektedir, bu da yüksek performanslı elastomerler için gerçek bir döngüsel çözüm sunmaktadır.
Önümüzdeki beş-on yıl içerisinde poliüretan elastomer pazarının gelişimine ilişkin öngörüleriniz nelerdir?
Önümüzdeki beş ila on yıl içinde dökme poliüretan elastomerler için görünüm oldukça heyecan verici. Malzeme taşıma, madenler ve taş ocakları ile offshore enerji gibi temel segmentlerde talep; otomasyon, cevher ihtiyacı ve küresel enerji dönüşümü tarafından yönlendirilecektir. Ancak uzun vadeli vizyonumuzu asıl şekillendiren unsur, PU elastomerlerin potansiyelinin henüz tam anlamıyla keşfedilmemiş olduğu yönündeki inancımızdır. Sürekli performans gelişmeleri, tamamen yeni sektörler ve uygulama alanlarının kapısını aralamaktadır. Hem kimyasal sistemleri hem de Baulé® makine teknolojisini tek kaynaktan sunabilen Covestro Elastomers, hedefini net bir şekilde ortaya koyuyor: sınırları zorlamak ve uygulama alanlarını genişletmek; yalnızca mevcut pazarları geliştirmekle kalmayıp, yeni pazar fırsatlarını oluşturmak ve şekillendirmek.
