Rekabetin giderek arttığı, üretim hatlarının karmaşıklaştığı ve kalite beklentilerinin yükseldiği günümüzde işletmeler artık tekil teknolojilerin ötesine geçen, bütüncül sistemlere ihtiyaç duyuyor. Üreticiler bu nedenle süreçlerinin tamamını kapsayan uçtan uca entegre çözümlere yöneliyor. Atlas Copco Endüstriyel Teknik, donanım, yazılım ve servis bileşenlerini tek çatı altında buluşturarak farklı sektörlerdeki üreticilere kapsamlı bir çözüm ekosistemi sunuyor.
Şirketin portföyünde; akıllı montaj araçları, proses kontrol ve hata önleme yazılımları, veri analitiği platformları ve güçlü servis hizmetleri yer alıyor. Bu bütünleşik yapı sayesinde üretim hatlarında riskler proaktif biçimde tespit ediliyor, plansız duruşlar azaltılıyor ve kalite dalgalanmaları minimuma indiriliyor.
Atlas Copco Endüstriyel Teknik Türkiye Genel Müdürü Bilge Acarkan, entegre çözümlerin üretimdeki stratejik rolünü şu sözlerle vurguluyor:
“Üreticiler için bugün en kritik konu, hatların güvenilir ve kesintisiz çalışması. Donanım ve yazılımın birlikte çalıştığı sistemlerimizle üretim süreçlerini daha kontrollü, verimli ve sürdürülebilir hale getiriyoruz. Müşterilerimizin gerçek ihtiyaçlarına odaklanarak üretim hatlarını yalnızca bugünün değil, geleceğin şartlarına da hazırlıyoruz.”

Otomotivden havacılığa, elektronik üretimden yenilenebilir enerjiye kadar pek çok sektör benzer sorunlarla karşı karşıya: plansız duruşlar, kalite sapmaları ve enerji kayıpları. Atlas Copco Endüstriyel Teknik’in yaklaşımı, bu zorlukları tüm süreci kapsayan bütüncül bir bakış açısıyla ele alıyor.
Entegre sistem yapısı; operatörlerin süreçlere güvenli, izlenebilir ve hatasız biçimde katılımını sağlarken, görsel yönlendirme çözümleri, doğrulama mekanizmaları ve veri temelli analizlerle sürekli iyileştirmeyi mümkün kılıyor. Bununla birlikte enerji verimliliğini artıran uygulamalar, işletmelerin sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmasına da katkı sunuyor.
Atlas Copco Endüstriyel Teknik, geliştirdiği çözüm ekosistemi ve Türkiye genelindeki güçlü servis yapılanmasıyla üreticilere küresel standartlarda bir üretim altyapısı sağlıyor. Böylece işletmeler hem mevcut rekabet koşullarına uyum sağlıyor hem de geleceğin üretim gerekliliklerine hazır hale geliyor.