UA Araştırmacılarından Keşif: Tuzlalardaki Pembe Pigment Antikanserojen Özellik Taşıyor

UA Araştırmacılarından Keşif: Tuzlalardaki Pembe Pigment Antikanserojen Özellik Taşıyor
  • 17.06.2026

Alicante Üniversitesi Uygulamalı Biyokimya araştırma grubu; Alicante Dr. Balmis Üniversitesi Hastanesi (HGUDB) ve Alicante Sağlık ve Biyotıp Araştırmaları Enstitüsü (ISABIAL) araştırmacılarıyla iş birliği içinde, Santa Pola tuzlalarında bulunan bir pigmentin kanser önleyici kapasitesini tanımladı. Bu pigment, bazı mikroorganizmalar —"halofilik arkeler"— tarafından kendilerini güneşten korumak amacıyla üretiliyor ve antitümör kapasitesi birkaç meme kanseri türünde test edilmiş bulunuyor.

Biyoloji Profesörü ve grup direktörü Rosa María Martínez, prestijli Nature Scientific Reports dergisinde yayınlanan bu önemli bulgunun, Micaela Giani'nin doktora tezinin geliştirilmesiyle başladığını açıklıyor. Giani orada —in vitro (laboratuvar ortamı) testler aracılığıyla— pigmentin antioksidan aktivitesini ve diyabet ya da metabolik sendrom gibi patolojilerde rol oynayan enzimler (biyokatalizörler) üzerindeki etkisini kanıtlamıştı.

Araştırmacılar, bu sonuçlar kamuoyuna duyurulduktan sonra, diğer antioksidanlardan neredeyse 300 kat daha yüksek bir antioksidan aktiviteye sahip olan bu pigmentin, kanser hücrelerinin büyüme ve çoğalma yeteneğini sınırlayabileceği hipotezinden yola çıkarak, pigmente kanser hücreleri eklediklerinde ne olacağını merak ettiler.

Bu ikinci aşamada araştırma grubu; HGUDB'de patolog ve UA Biyoteknoloji Bölümü'nde öğretim görevlisi olan Dr. Gloria Peiró ile Deneysel ve Biyosağlık Bilimleri Doktoru ve yine UA'da araştırmacı olan ve her ikisi de ISABIAL bünyesindeki meme kanseri ve immünoloji araştırma grubuna bağlı Yoel Genaro Montoyo-Pujol ile iş birliği içinde çalıştı. Bu iş birliği sayesinde, söz konusu pigmentin etkisi, meme kanserinin farklı intrinsik (içsel) fenotiplerini temsil eden hücre hatlarında ve sağlıklı meme dokusunu temsil eden bir hücre hattında in vitro olarak test edilebildi.

Martínez'e göre, pigmentin belirli dozlarda sağlıklı hücreler üzerinde herhangi bir zararlı etkiye yol açmadığı, ancak neoplastik (tümörlü) hücrelerin büyüme kapasitesini sınırladığı sonucuna ulaştılar. Martínez ayrıca, bu bulgunun biyotıpta, vücuda zararlı olmayan doğal bileşiklerin kullanımına dayalı yeni kanserle mücadele stratejilerinin tasarlanması için bir kapı araladığını vurguladı.

Araştırmacının belirttiği üzere bu keşfe dayanarak, hastalar üzerinde klinik kullanıma ulaşmadan önce; bu pigmenti kullanan olası tedavi protokollerini tasarlamak amacıyla biyopsilerden veya cerrahi örneklerden alınan doku örnekleri üzerindeki testlerle devam etmek ve ardından hayvan çalışmalarına geçmek üzere, çalışmanın diğer tümör türlerinin farklı hücre hatlarıyla genişletilmesinden başlayarak geliştirilecek birkaç aşama bulunuyor.

Yazıyı Paylaş