Türkiye Yaş Meyve Sebze İhracatını 22 Yılda Üçe Katladı

Türkiye Yaş Meyve Sebze İhracatını 22 Yılda Üçe Katladı
  • 22.06.2026

Türk yaş meyve sebze sektörü, son 22 yılda üretim gücünü ihracata başarıyla yansıtarak dikkat çekici bir büyüme performansı sergiledi. Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği (EYMSİB) tarafından TÜİK verileri üzerinden yapılan değerlendirmeye göre, sektörün ihracatı 2002 yılında 1 milyon 337 bin ton seviyesindeyken, 2024 yılı sonunda yüzde 175 artışla 3 milyon 669 bin tona ulaştı.

Patates, kuru soğan, domates, hıyar, biber, karpuz, elma, şeftali-nektarin, kayısı, kiraz, portakal, mandalina, limon, incir, kivi, muz, üzüm, çilek ve narın da aralarında bulunduğu 20 temel üründe Türkiye'nin üretimi 2002 yılında 34,3 milyon ton seviyesindeyken, 2024 yılında yüzde 50 artışla 51,6 milyon tona yükseldi. Ancak 2025 yılında yaşanan iklim kaynaklı olumsuzluklar nedeniyle üretim yüzde 14 gerileyerek 44,3 milyon ton olarak gerçekleşti.

Üretimden ihracata dönüşüm güçlendi
Yaş meyve sebze sektöründe ihracatın toplam üretim içindeki payı da önemli ölçüde arttı. 2002 yılında üretimin yalnızca yüzde 3,8'i ihraç edilirken, bu oran 2024 yılında yüzde 7,1 seviyesine yükseldi.

EYMSİB Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Balık, sektörün üretimden daha hızlı büyüyen bir ihracat performansı ortaya koyduğunu belirterek, Türkiye'nin yaş meyve ve sebze üretimindeki gücünü uluslararası pazarlara daha etkin şekilde taşımayı başardığını ifade etti.

Balık, "2002-2024 döneminde üretimimiz yaklaşık yüzde 50 artarken ihracatımız yüzde 175'in üzerinde büyüdü. Bu tablo, Türk yaş meyve sebze sektörünün dünya pazarlarında güçlü bir rekabet gücü kazandığını gösteriyor" dedi.

Mandalina ihracatın lokomotifi oldu
Sektörün ihracat performansında mandalina öne çıkan ürünlerden biri oldu. 2002 yılında 247 bin ton olan mandalina ihracatı, 2024 yılında 702 bin tona yükselirken, 2025 yılında 1 milyon ton sınırına yaklaştı. Türkiye, ürettiği mandalinanın yaklaşık yüzde 45'ini ihraç ederek 913 milyon dolar döviz geliri elde etti.

Elma ihracatında dikkat çekici artış
Elma üretimi 2002 yılında 2,2 milyon ton seviyesindeyken, 2024 yılında yüzde 101 artışla 4,4 milyon tona ulaştı. Aynı dönemde elma ihracatı ise 14 bin tondan 315 bin tona çıkarak miktar bazında yüzde 2.100'ün üzerinde büyüme kaydetti. Elma ihracatından elde edilen gelir 190 milyon dolara ulaştı.

Sektörde ayrıca incir, kivi, çilek ve muz gibi ürünlerde de ihracatın sıfır seviyelerden önemli hacimlere ulaştığı görüldü. 2024 yılı itibarıyla incirde 23 bin ton, çilekte 20 bin 854 ton, kivide 7 bin 230 ton ve muzda 4 bin 679 ton ihracat gerçekleştirildi.

Katma değerli ihracat öne çıkıyor
Son 22 yılda ihracat miktarlarının yanı sıra ihracat birim fiyatlarında da önemli yükseliş yaşandı. 2002 yılında kilogram başına 0,58 dolar olan ortalama ihracat değeri, 2024 yılı sonunda 1,28 dolara yükseldi.

Balık, bu gelişmenin Türk ürünlerinin kalite, gıda güvenliği ve sürdürülebilirlik alanlarında uluslararası standartlara uyum sağladığının göstergesi olduğunu belirterek, sektörün artık yalnızca daha fazla ürün satan değil, ürününü daha yüksek katma değerle ihraç eden bir yapıya dönüştüğünü vurguladı.

İklim değişikliği üretimi etkiliyor
İklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki etkilerine de dikkat çeken Balık, don, kuraklık, aşırı sıcaklıklar ve düzensiz yağışların üretim süreçlerini doğrudan etkilediğini belirtti. Sektörün sürdürülebilir büyümesi için su verimliliği, modern sulama sistemleri, tarımsal teknoloji yatırımları ve iklim dirençli üretim modellerinin öneminin giderek arttığını ifade etti.

Üretim ve ihracatta öne çıkan veriler
Kivi üretimi son 23 yılda yaklaşık 36 kat arttı.
Nar üretimi yaklaşık 11 kat büyüdü.
Muz üretimi 9 katın üzerinde artış gösterdi.
Kayısı üretimi yaklaşık 4 kat yükseldi.
Mandalina üretimi yüzde 237 arttı.
Elma üretimi iki katına çıktı.

İhracatta ise;
Çilek ihracatı 400 katın üzerinde arttı.
Kivi ihracatı yaklaşık 401 kat büyüdü.
Elma ihracatı 22 kat yükseldi.
Nar ihracatı 19 kat arttı.
Kayısı ihracatı yaklaşık 14 kat büyüdü.
Şeftali-nektarin ihracatı yaklaşık 8,5 kat arttı.

Sektör temsilcileri, Türkiye'nin güçlü üretim altyapısı, ürün çeşitliliği ve lojistik avantajlarıyla küresel yaş meyve sebze pazarındaki konumunu daha da güçlendirmeyi hedefliyor. Özellikle yeni pazarlara açılım ve katma değerli ihracat stratejilerinin önümüzdeki dönemde sektörün büyümesinde belirleyici rol oynaması bekleniyor.

Yazıyı Paylaş