Yüksek sıcaklıklar, elektrikli araçlarda batarya termal yönetimi ve klima sistemlerinin enerji tüketimini artırarak menzil performansını etkileyebiliyor. 35°C civarındaki sıcaklıklarda klima kullanımının menzilde yüzde 17’ye varan düşüşe neden olabildiği belirtilirken, şarj zamanlaması, bataryanın uygun şarj aralığında tutulması, sürüş koşulları ve iklimlendirme kullanımı yaz aylarında enerji verimliliğinde belirleyici rol oynuyor. Elaris Direktörü Volkan Demir, sıcak havalarda elektrikli araçların menzilini korumak ve batarya performansını desteklemek için dört önemli noktaya dikkat çekti.
Elektrikli araçlarda menzil performansı; batarya kapasitesinin yanı sıra dış ortam sıcaklığı, sürüş koşulları, araç hızı, iklimlendirme kullanımı ve şarj alışkanlıkları gibi birçok faktörden etkileniyor. Özellikle yaz aylarında yüksek sıcaklıklar, hem bataryanın uygun çalışma sıcaklığında tutulması hem de kabin iklimlendirmesi için ek enerji ihtiyacı oluşturabiliyor.
Yapılan testlerde, yaklaşık 35°C sıcaklıkta klima kullanımının elektrikli araçların menzilinde yüzde 17’ye varan düşüşlere neden olabildiği belirtiliyor. Bununla birlikte, sürüş ve şarj alışkanlıklarının da enerji tüketimi ve batarya performansı üzerinde etkili olduğu ifade ediliyor.
Elaris Direktörü Volkan Demir, sıcak havalarda menzil kaybını sınırlandırmak ve bataryanın verimli çalışmasını desteklemek için şu dört noktaya dikkat çekiyor:
1. Şarj için serin saatler tercih edilmeli
Yüksek sıcaklıkların özellikle yüksek güçlü DC şarj sırasında batarya üzerindeki termal yükü artırabileceğini belirten Volkan Demir, şarj zamanlamasının önemine dikkat çekiyor.
“Yaz aylarında özellikle aşırı sıcak hava koşullarında, yüksek güçlü DC şarj batarya üzerindeki termal yükü artırabiliyor. Bu nedenle şarj işleminin mümkün olduğunca günün daha serin saatlerinde, sabah erken veya akşam yapılması tercih edilebilir.”
Şarj noktası seçiminde doğrudan güneş altında kalan istasyonlar yerine gölgede veya kapalı otoparklarda bulunan şarj ünitelerinin tercih edilmesinin, araç ve şarj sisteminin daha uygun sıcaklık koşullarında çalışmasına katkı sağlayabileceğini belirten Demir, uzun ve yüksek hızlı sürüşün hemen ardından yüksek güçlü şarja geçmek yerine, mümkünse bataryanın sıcaklığını dengelemesine zaman verilmesini öneriyor.
2. Günlük kullanımda uygun şarj aralığı korunmalı
Bataryanın uzun süre çok yüksek veya çok düşük şarj seviyelerinde tutulmasının hücrelerin yaşlanma sürecini etkileyebileceğini belirten Demir, günlük kullanımda araç üreticisinin önerdiği şarj aralığının dikkate alınması gerektiğini ifade ediyor.
Birçok elektrikli araçta yüzde 20-80 şarj aralığı, günlük kullanım için pratik bir referans olarak değerlendirilebiliyor. Ancak batarya kimyası, hücre teknolojisi ve üretici tarafından belirlenen şarj yönetimi araçtan araca farklılık gösterebildiğinden, kullanıcıların öncelikle araçlarının kullanım kılavuzundaki tavsiyeleri dikkate alması gerekiyor.
Yüzde 100 şarj seviyesinin ise özellikle uzun yolculuklar öncesinde tercih edilebileceği belirtiliyor.
3. Aşırı sıcaklarda sürüş koşullarına dikkat edilmeli
Yüksek sıcaklıklarda uzun süre yüksek hızda seyretmek, batarya termal yönetim sistemi ve klima sisteminin daha fazla çalışmasına neden olabiliyor. Bu durum da enerji tüketiminin artmasına ve menzil performansının düşmesine yol açabiliyor.
Bu nedenle özellikle sıcak günlerde daha dengeli bir sürüş gerçekleştirilmesi, yüksek hızlardan kaçınılması ve ani hızlanma ile sert frenlemelerin mümkün olduğunca azaltılması enerji verimliliğine katkı sağlayabiliyor.
Sürüş hızının yol, trafik ve hava koşullarına uygun şekilde dengelenmesi de elektrikli araçlarda enerji tüketiminin kontrol altında tutulmasına yardımcı oluyor.
4. Klima kullanımında enerji verimliliği gözetilmeli
Elektrikli araçlarda klima, sıcak havalarda toplam enerji tüketimi içerisinde önemli bir kalem haline gelebiliyor. Bu nedenle kabin iklimlendirmesinin verimli kullanılması, özellikle uzun yolculuklarda menzil performansı açısından önem taşıyor.
Araç uzun süre doğrudan güneş altında kaldıysa, yola çıkmadan önce kapı veya camların kısa süreliğine açılarak kabin içerisindeki sıcak havanın dışarı atılması ve ardından klimanın çalıştırılması, kabinin daha hızlı soğutulmasına yardımcı olabiliyor.
Araçta bulunması halinde Eco klima modunun kullanılması da enerji tüketiminin azaltılmasına katkı sağlayabiliyor.
Düşük hızlarda ve kısa mesafeli şehir içi sürüşlerde, hava koşullarının uygun olması halinde camların açılması klima kullanımına kıyasla daha düşük enerji tüketimi sağlayabilir. Ancak yüksek hızlarda açık camların oluşturduğu aerodinamik direnç arttığından, bu yöntemin uzun yolculuklarda ve yüksek hızlı sürüşlerde aynı avantajı sağlamayabileceği belirtiliyor.
Batarya termal yönetimi yaz aylarında önem kazanıyor
Elektrikli araçların performansında batarya sıcaklığının kontrol altında tutulması önemli bir rol oynuyor. Batarya yönetim sistemleri ve termal yönetim teknolojileri, hücrelerin uygun çalışma koşullarında tutulmasına yardımcı olurken; yüksek dış ortam sıcaklığı, hızlı şarj ve yüksek hızlı sürüş gibi koşullar sistemlerin daha fazla enerji tüketmesine neden olabiliyor.
Bu nedenle yaz aylarında şarj zamanlamasının doğru yapılması, üretici tavsiyelerine uygun şarj seviyelerinin kullanılması, sürüş hızının dengelenmesi ve klima sisteminin verimli çalıştırılması, elektrikli araçlarda enerji tüketiminin kontrol edilmesine ve menzil performansının desteklenmesine katkı sağlayabiliyor.
Üçay Mühendislik Hakkında
Temelleri 2000 yılında atılan Üçay Mühendislik Enerji ve İklimlendirme Teknolojileri A.Ş., enerji tasarrufu ve sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda iklimlendirme, elektrik, mekanik, güneş enerjisi sistemleri (GES) ve elektrikli araç şarj hizmetleri alanlarında faaliyet gösteriyor.
Şirketin bağlı ortaklığı Elaris ise elektrikli araç şarj ağı işletmeciliği ve elektrikli araç şarj istasyonu satışı alanlarında hizmet sunuyor.
Merkezi İstanbul’da bulunan Üçay Mühendislik; Marmara, Ege, Akdeniz, Karadeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde 23 ilde 33 şube, depo ve showroom ile faaliyetlerini sürdürüyor.
Kurulduğu günden bu yana 2 milyondan fazla bireysel ve kurumsal müşteriye mühendislik hizmeti sağlayan şirket, birbirine entegre çalışan şubeleri ve ERP altyapısı aracılığıyla yılda ortalama 30 bin müşteriye hizmet sunuyor.