Abdi İbrahim Otsuka’dan Polikistik Böbrek Hastalığında Erken Tanı ve Genetik Risk Uyarısı

Abdi İbrahim Otsuka’dan Polikistik Böbrek Hastalığında Erken Tanı ve Genetik Risk Uyarısı
  • 04.09.2026

Abdi İbrahim Otsuka, 4 Eylül Dünya Polikistik Böbrek Hastalığı Günü kapsamında, kalıtsal bir hastalık olan otozomal dominant polikistik böbrek hastalığında (ODPBH) aile öyküsü ve erken tanının önemine dikkat çekiyor. Uzun yıllar belirti vermeden ilerleyebilen hastalık, böbreklerin yanı sıra vücudun farklı organ ve sistemlerini de etkileyebiliyor.

Polikistik böbrek hastalığı, en sık görülen kalıtsal böbrek hastalıkları arasında yer alıyor. Hastalığa sahip anne veya babanın, hastalığa neden olan genetik değişikliği çocuğuna aktarma olasılığı yüzde 50 olarak ifade ediliyor. Bu nedenle ailede polikistik böbrek hastalığı öyküsünün bulunması, diğer aile bireyleri açısından önemli bir risk göstergesi oluşturuyor.

Aile öyküsü erken değerlendirme için önemli bir işaret
Ailede polikistik böbrek hastalığı bulunması, risk altındaki bireylerin hastalık konusunda bilgilendirilmesi ve uygun zamanda hekim değerlendirmesine yönlendirilmesi açısından önem taşıyor. Özellikle anne, baba veya kardeşinde polikistik böbrek hastalığı bulunan kişilerin aile öyküsünü hekimleriyle paylaşması öneriliyor.

Aile taraması ve hekim değerlendirmesi, risk taşıyan bireylerin uygun takip planına yönlendirilmesine yardımcı olabiliyor.

Belirti vermeden ilerleyebiliyor
Polikistik böbrek hastalığı uzun yıllar belirgin bir şikâyete neden olmadan ilerleyebiliyor. Bazı hastalarda tanı; hipertansiyon, yan veya sırt ağrısı, idrarda kan görülmesi, böbrek taşı veya idrar yolu enfeksiyonu gibi sorunların değerlendirilmesi sırasında konulabiliyor.

Hastalığın erken dönemde tanınması, mevcut böbrek fonksiyonlarının değerlendirilmesinin yanı sıra hastalığın ilerleme riskinin belirlenmesi ve kişiye uygun takip planının oluşturulması açısından da önem taşıyor.

Düzenli kontroller kapsamında kan basıncı ve böbrek fonksiyonlarının değerlendirilmesi, gerekli durumlarda ise böbreklerin görüntüleme yöntemleriyle incelenmesi hastalığın seyrinin takip edilmesine katkı sağlıyor.

Polikistik böbrek hastalığı sistemik bir hastalık
Böbreklerde çok sayıda kistin oluşmasıyla karakterize olan polikistik böbrek hastalığı, yalnızca böbrekleri etkileyen bir hastalık olarak değerlendirilmiyor. Hastalık, farklı organ ve sistemlerle ilişkili sağlık sorunlarına da yol açabiliyor.

Hipertansiyon, polikistik böbrek hastalığına eşlik eden önemli sorunlardan biri olarak öne çıkıyor ve böbrek fonksiyonları henüz korunmuşken dahi görülebiliyor. Kan basıncının düzenli olarak takip edilmesi ve yüksek tansiyonun uygun şekilde kontrol altına alınması, böbreklerin yanı sıra kalp-damar sağlığının korunması açısından da önem taşıyor.

Polikistik böbrek hastalığı bulunan bireylerde bazı kardiyovasküler sorunlar toplumun geneline kıyasla daha sık görülebiliyor. Bu nedenle takip sürecinde yalnızca böbrek fonksiyonlarının değil, kişinin genel kardiyovasküler risklerinin de değerlendirilmesi önem taşıyor.

Hastalıkla ilişkili bir diğer önemli konu ise beyin damarlarında gelişebilen anevrizmalar. Her polikistik böbrek hastasının rutin olarak beyin anevrizması açısından taranması gerekmese de ailede beyin anevrizması veya beyin kanaması öyküsü bulunan kişiler gibi riskli gruplarda hekim tarafından tarama önerilebiliyor.

Erken tanı ve düzenli takip hastalık yönetiminde önem taşıyor
Polikistik böbrek hastalığının seyri kişiden kişiye farklılık gösterebiliyor. Bu nedenle tanının ardından düzenli nefroloji takibi ve bireysel risk değerlendirmesi, hastalığın yönetiminde önemli rol oynuyor.

Abdi İbrahim Otsuka, Dünya Polikistik Böbrek Hastalığı Günü vesilesiyle özellikle ailesinde hastalık öyküsü bulunan kişilerin risklerini hekimleriyle değerlendirmelerinin ve gerekli kontrolleri ihmal etmemelerinin önemine dikkat çekiyor.

 

Abdi İbrahim Otsuka Hakkında
Abdi İbrahim Otsuka, Türk ilaç sektörünün bir asrı geride bırakan lider şirketi Abdi İbrahim ile Japonya’nın köklü ilaç şirketlerinden Otsuka Pharmaceutical Co. Ltd.’nin yüzde 50 ortaklığıyla 6 Kasım 2012 tarihinde kuruldu. Merkezi İstanbul’da bulunan şirket, Otsuka Pharmaceutical’ın Ar-Ge gücü ve deneyimi ile Abdi İbrahim’in ileri teknoloji ve GMP standartlarındaki üretim altyapısını bir araya getirerek yenilikçi ürünleri insanlığın hizmetine sunuyor.

Abdi İbrahim Otsuka, her iki şirketin misyon ve vizyonundan aldığı güçle Türkiye ve yakın pazarlarda değer yaratma hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Şirket, yenilikçi yaklaşımları ve ilaç endüstrisine yatırım odağı doğrultusunda faaliyet gösterirken, ülke ekonomisine katma değer sağlamayı amaçlıyor.

Yazıyı Paylaş

BÖLÜM SPONSORU