14 Eki 2026
Reklam
Рекламное место200 × 44
Turkchem — Kimya Sanayii Haber Portalı
ReklamthinkvoiceASİL KimyaARTKİM MICEChemLeg-Header Bannerunivar-header
Срочно
ReklamthinkvoiceASİL KimyaARTKİM MICEChemLeg-Header Bannerunivar-header
Haber

Saint-Gobain Türkiye CEO’su Murat Savcı: Güvenli Yapı Tercih Değil, Ertelenemez Bir Zorunluluk

Turkchem 14 Eki 2026 74 6 dk okuma
Saint-Gobain Türkiye CEO’su Murat Savcı: Güvenli Yapı Tercih Değil, Ertelenemez Bir Zorunluluk
Saint-Gobain’in küresel sürdürülebilir inşaat platformu Sustainable Construction Talks, ilk kez Türkiye’de düzenlendi. İstanbul’da gerçekleştirilen etkinlikte sektör temsilcileri, Türkiye’nin deprem riskine karşı daha güvenli ve dirençli yapılar oluşturma sorumluluğunu iklim kriziyle mücadele ve düşük karbonlu yapılaşma hedefleriyle birlikte ele aldı. Saint-Gobain Türkiye CEO’su ve Türkiye İMSAD Başkanı Murat Savcı, Türkiye gibi bir deprem ülkesinde güvenli yapıların tercih değil, ertelenemez bir zorunluluk olduğunu vurguladı.

Yapı sektörünün sürdürülebilir dönüşümü, çevresel etkilerin azaltılmasının yanı sıra güvenli, dayanıklı ve enerji verimli kentlerin oluşturulmasını da kapsıyor. Türkiye’de deprem riski ve iklim krizinin beraberinde getirdiği ihtiyaçlar, sektörün bütüncül bir dönüşüm yaklaşımıyla hareket etmesini daha da önemli hale getiriyor.



Sürdürülebilir İnşaat İçin Ortak Sorumluluk
Saint-Gobain Sürdürülebilir İnşaat Gözlemevi tarafından hayata geçirilen Sustainable Construction Talks, sürdürülebilir inşaata geçişi hızlandırmayı ve inşaat değer zincirinin farklı paydaşlarını ortak bir platformda buluşturmayı amaçlıyor. İlk kez 2023 yılında Paris’te düzenlenen etkinlik serisi; mimarları, mühendisleri, akademisyenleri, politika yapıcıları, finans dünyasını ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getiriyor. Her buluşmada ülkelerin kendi öncelikleri ve ihtiyaçları değerlendiriliyor.

Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Saint-Gobain Türkiye CEO’su ve Türkiye İMSAD Başkanı Murat Savcı, yapı sektörünün deprem ve iklim krizi olmak üzere iki büyük sınavla karşı karşıya olduğunu belirtti.

Savcı, küresel karbon emisyonlarının yaklaşık yüzde 40’ının binalar ve inşaat faaliyetleriyle ilişkili olduğuna dikkat çekerek güvenli yapılaşma ile karbon emisyonlarının azaltılmasının birbirinden bağımsız değerlendirilemeyeceğini ifade etti. Savcı, sektörün tüm paydaşlarının ortak hedefler doğrultusunda hareket etmesi gerektiğini vurgulayarak şunları söyledi:

“Bugün inşa ettiğimiz ve dönüştürdüğümüz her yapının hem gelecek nesiller için güvenli ve dirençli olması hem de çevresel etkilerinin ve karbon ayak izinin azaltılması gerekiyor. Saint-Gobain olarak bu dönüşümün öncüsü olmayı ve sürdürülebilir inşaatta dünya lideri olma hedefimiz doğrultusunda ilerlemeyi misyon ediniyoruz. Ancak sürdürülebilir bir yapı sektörüne geçişin hiçbir şirketin tek başına gerçekleştirebileceği bir dönüşüm olmadığının bilincindeyiz. Mimarlar, mühendisler, müteahhitler, malzeme üreticileri, kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşları olarak değer zincirinin tüm paydaşlarının ortak bir hedef doğrultusunda hareket etmesi gerekiyor.”

Savcı, platformun Türkiye’de düzenlenmesiyle kasım ayında Antalya’da gerçekleştirilecek COP31 öncesinde sektörün önceliklerini ve çözüm önerilerini birlikte değerlendirmeyi amaçladıklarını da belirtti.

Türkiye’nin Deprem Sınavı: Güvenli ve Dirençli Yapılar
Etkinlik kapsamında Mimar Sedat Bayrak, “Sürdürülebilir İnşaatta Türkiye Nerede?” başlıklı sunumunda Türkiye’nin sektördeki mevcut durumunu değerlendirdi. Bayrak, Saint-Gobain Sürdürülebilir İnşaat Gözlemevi tarafından her yıl 30 ülkede 4.800 sektör paydaşı ve 30 bin kişinin katılımıyla gerçekleştirilen Barometre araştırmasının sonuçlarını paylaştı. Değerlendirmede, Türkiye’de sürdürülebilir inşaat konusunda farkındalık bulunmasına rağmen bu farkındalığın eyleme dönüşmesinde eksiklikler olduğu vurgulandı.

Ilgaz Gürsoy’un moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Türkiye’nin Deprem Sınavı” panelinde ise güvenli yapılaşma ve kentsel dönüşümün gereklilikleri ele alındı. Panele Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Üyesi ve Güvenli Yapılar Kentsel Dönüşüm Komitesi Başkanı Muhammed Maraşlı, İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı ve Türkiye Deprem Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Alper İlki ile mimar ve NSMH Kurucusu Nevzat Sayın katıldı.

Muhammed Maraşlı, güvenli yapılaşmanın yaygınlaştırılması ve kentsel dönüşümün etkin biçimde yürütülmesi konularına değindi. Maraşlı, güvenli yapıların yalnızca yeni teknolojilerle değil, doğru uygulamalar ve nitelikli insan kaynağıyla mümkün olabileceğini belirtti.

Prof. Dr. Alper İlki, 6 Şubat depremlerinin mevcut yapı stokundaki riskleri bir kez daha ortaya koyduğunu ifade etti. İstanbul’daki 2000 yılı öncesinde inşa edilen binaların önemli bir bölümünün depreme dayanıklı olmadığını belirten İlki, mevcut yapı stokunun yürürlükteki mevzuat doğrultusunda incelenmesinin onlarca yıl sürebileceğine dikkat çekerek riskli binaların hızlı ve etkin yöntemlerle tespit edilmesi gerektiğini söyledi.

Nevzat Sayın ise güvenli kentlerin oluşturulmasında mimarlık ve tasarım kararlarının önemini vurguladı. Sayın, 1950’lerden itibaren hızlanan kentleşme sürecinde denetimsiz ve niteliksiz yapılaşmanın yaygınlaştığını, bugünkü sorunların temelinde geçmişteki tercihler ve denetim eksikliklerinin bulunduğunu dile getirdi.

Panelde, deprem riskine karşı dirençli bir yapılı çevre oluşturmak için yeni yapıların güvenliğinin yanı sıra mevcut yapı stokunun da bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiği belirtildi. Kentsel dönüşümün yalnızca binaların yenilenmesi olarak değerlendirilmemesi; kentlerin fiziksel, sosyal ve çevresel ihtiyaçlarını kapsayan uzun vadeli bir dönüşüm anlayışıyla yürütülmesi gerektiği öne çıktı.

Türkiye’nin İklim Sınavı: Düşük Karbonlu Yapılaşma
Etkinliğin ikinci paneli olan “Türkiye’nin İklim Sınavı”nda, yapı sektörünün iklim kriziyle mücadeledeki rolü değerlendirildi. Enerji verimliliği, düşük karbonlu yapı malzemeleri, sürdürülebilir tasarım, kaynakların verimli kullanımı ve döngüsel ekonomi yaklaşımı panelin öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. Yapıların tasarımından malzeme seçimine, inşasından kullanım sürecine kadar tüm aşamalarda çevresel etkilerin dikkate alınmasının önemi vurgulandı.

Yeditepe Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dekanı ve Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ece Ceylan Baba, Altensis Kurucu Ortağı ve ÇEDBİK Başkanı Dr. Emre Ilıcalı ile ESCON Enerji CEO’su Onur Ünlü’nün katıldığı panelde, sürdürülebilir yapılaşmanın mimari tasarım, çevresel performans ve enerji yönetimi boyutları ele alındı.

Prof. Dr. Ece Ceylan Baba, mevcut yapıların yalnızca fiziksel varlıklar olmadığını, aynı zamanda toplumsal belleği ve kültürel değerleri taşıdığını ifade etti. Bir binanın yıkılmasının beton ve demir kaybının ötesinde, yapının temsil ettiği dönemin, mimari karakterin, harcanan emeğin ve toplumsal hafızanın da kaybı anlamına geldiğini belirten Baba, mevcut yapıların yeni işlevlere uyarlanmasını esas alan “ileri dönüşüm” yaklaşımına dikkat çekti.

Baba, bu yaklaşım sayesinde yapıların gömülü karbonunun korunabileceğini ve kentlerin kültürel hafızasının sürdürülebileceğini belirterek iklim dostu kentlerin yalnızca yeni binalar inşa etmekle değil, geçmişin değerlerini yaşatarak geleceğe uyum sağlamakla da mümkün olacağını söyledi.



Yeşil Dönüşümün Finansmanı ve Rekabetçilik
ESCON Enerji CEO’su Onur Ünlü, yeşil dönüşümün finansmanına ilişkin değerlendirmesinde sürdürülebilirlik yatırımlarının sanayiciler için önemli fırsatlar sunduğunu vurguladı. Emisyonların ve su tüketiminin azaltılmasına yönelik projelerde yeşil finansman kaynaklarının kullanılabileceğini belirten Ünlü, bu kaynakların daha uygun faiz ve daha uzun vadeli kredi imkânları sağlayabildiğini ifade etti.

Yeşil dönüşümün yalnızca bir maliyet kalemi olarak görülmemesi gerektiğini belirten Ünlü, bu sürecin finansal planlamanın da bir parçası olduğunu söyledi. Dönüşümün başarıya ulaşması için öngörülebilir düzenlemelere ve uygulanabilir yol haritalarına ihtiyaç bulunduğunu kaydetti.

ÇEDBİK Başkanı ve Altensis Kurucu Ortağı Dr. Emre Ilıcalı ise karbonun inşaat ve gayrimenkul sektöründe yalnızca çevresel bir konu olmaktan çıkarak finansal bir gösterge ve rekabetçilik unsuru haline geldiğini belirtti. Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ile çimento, demir-çelik ve alüminyum gibi sektörlerde dönüşümün kaçınılmaz hale geldiğine dikkat çekti.

Karbon emisyonlarının maliyet, kalite ve zamanın yanında yeni bir değerlendirme kriteri haline geldiğini ifade eden Ilıcalı, Türkiye’nin gerekli düzenlemeleri zamanında hayata geçirmesinin karbon kaynaklı maliyetlerin ülke içinde yönetilmesine ve ihracat rekabetçiliğinin korunmasına katkı sağlayacağını söyledi.

Panelde, düşük karbonlu yapılaşmaya geçişin yalnızca yeni teknolojilerin ve malzemelerin kullanımından ibaret olmadığı; tasarım, enerji performansı, kaynak yönetimi ve uygulama süreçlerinin birlikte ele alınmasını gerektirdiği vurgulandı. Enerji verimli binaların yaygınlaştırılması ve çevresel etkilerin azaltılması, sektörün iklim değişikliğiyle mücadeledeki temel çalışma alanları arasında gösterildi.

Saint-Gobain’in küresel sürdürülebilir inşaat yaklaşımı doğrultusunda gerçekleştirilen Sustainable Construction Talks, Türkiye’nin deprem güvenliği ve iklim krizi karşısındaki önceliklerini ortak bir dönüşüm gündeminde buluşturdu. Etkinlik, daha güvenli, dirençli, enerji verimli ve düşük karbonlu bir yapılı çevrenin oluşturulması için sektör paydaşları arasındaki bilgi paylaşımının ve iş birliğinin önemini ortaya koydu.

Saint-Gobain Hakkında
Sürdürülebilir ve hafif inşaat çözümlerinde dünya liderlerinden biri olan Saint-Gobain, inşaat ve endüstriyel pazarlara yönelik malzeme ve hizmetler tasarlıyor, üretiyor ve dağıtıyor. Kamu ve özel binaların yenilenmesi, hafif inşaat çözümlerinin geliştirilmesi ve inşaat ile sanayinin karbonsuzlaştırılması için inovasyon odaklı, bütünleşik çözümler sunan grup, sürdürülebilirlik ve performansı birlikte ele alıyor.

2025 yılında kuruluşunun 360. yılını kutlayan Saint-Gobain, tüm faaliyetlerini “MAKING THE WORLD A BETTER HOME” amacı doğrultusunda sürdürüyor. Grup, 2025 yılında 46,5 milyar avro satış gerçekleştirdi. 80 ülkede 162 bin çalışanı bulunan şirket, 2050 yılına kadar net sıfır karbon hedefine ulaşmayı taahhüt ediyor.

Галерея

Reklam
Рекламное место728 × 90

Похожие новости

Turkchem Araçları

Oyunlardan ve bulmacalardan öğren

Kimya sanayiini oynayarak tanıyın: her hafta yeni bulmaca, etkileşimli periyodik tablo, sektöre özel oyunlar ve ücretsiz hesaplayıcılar.