Artan jeopolitik riskler, enflasyon-kur dengesizliği, yükselen finansman maliyetleri ve küresel tedarik zincirlerinde yaşanan kırılmalar, otomotiv tedarik sanayisinde maliyet baskısını her geçen gün artırıyor. Enerji, lojistik, navlun ve petrokimya kaynaklı maliyet artışları sektörün rekabet gücünü zorlayan temel unsurlar arasında yer alırken, otomotiv tedarik sanayisi verimlilik artışı, dijital dönüşüm ve otomasyon yatırımlarıyla bu zorlu sürece uyum sağlamaya çalışıyor.
Türk otomotiv tedarik sanayisinin çatı kuruluşu TAYSAD’ın Yönetim Kurulu Başkanı Yakup Birinci, otomotiv ihracatında tedarik sanayinin stratejik önemine dikkat çekerek, "Otomotiv ihracatının yaklaşık yarısı tedarik sanayisi tarafından gerçekleştiriliyor. Bir aracın maliyet yapısında tedarik sanayinin payı yüzde 60 seviyelerindeyken, Türkiye’de üretilen araçlardaki yerli katkı ile birlikte bu oran yüzde 70’lere kadar çıkıyor. Bu tablo, tedarik sanayisinin Türkiye ekonomisi ve ihracatı açısından ne kadar kritik bir konumda olduğunu ortaya koyuyor" dedi.
Küresel ekonomide artan jeopolitik gerilimler ve ekonomik dalgalanmalar, üretim odaklı sektörlerde yeni bir denge arayışını beraberinde getiriyor. Çok katmanlı yapısı ve yüksek küresel entegrasyon seviyesiyle otomotiv tedarik sanayisi, bu dönüşümün hem en fazla etkilenen hem de yön veren sektörlerinden biri olarak öne çıkıyor.
250 Bin Kişilik İstihdam Gücü
TAYSAD'ın bugün 540’ı aşkın üyesiyle yaklaşık 250 bin kişilik istihdamı temsil ettiğini belirten Yakup Birinci, sektörün yalnızca parça üreticisi olmadığını, aynı zamanda Türkiye'nin ihracat gücünün taşıyıcı kolonlarından biri olduğunu söyledi.
Birinci, "Bir aracın toplam değerinin önemli bir bölümü tedarik sanayisi tarafından oluşturuluyor. Yerli katkı oranı dikkate alındığında sektörümüz, Türkiye’nin dış pazarlardaki rekabet gücüne doğrudan katkı sağlıyor. Bu nedenle otomotiv tedarik sanayisi, ülkemizin ihracat ekonomisinin stratejik aktörlerinden biridir" ifadelerini kullandı.
Türkiye Avrupa'nın Üretim Üssü Konumunda
Türkiye'nin otomotiv tedarik sanayisinde güçlü bir üretim altyapısına sahip olduğunu vurgulayan Birinci, yaklaşık 1,5 milyon adetlik garanti altındaki üretimin yanında 2,5 milyona yaklaşan bir üretim kapasitesinin bulunduğunu söyledi.
Sektörün ihracatının yaklaşık yüzde 70’inin Avrupa Birliği ülkelerine gerçekleştirildiğine dikkat çeken Birinci, şunları kaydetti:
"Türkiye'deki tedarik sanayi tesisleri, Avrupa başta olmak üzere küresel otomotiv üretim ağlarının önemli bir parçası haline geldi. Yaklaşık 5 milyar euro ihracat ve 5 milyar euro ithalat hacmine sahip dengeli ticaret yapımız, Türkiye'nin Avrupa otomotiv ekosistemine ne kadar güçlü entegre olduğunu gösteriyor."
Enflasyon ve Kur Arasındaki Dengesizlik Rekabeti Zorluyor
Sektörün karşı karşıya olduğu temel sorunlardan birinin enflasyon ve kur arasındaki uyumsuzluk olduğunu belirten Birinci, son dört aylık dönemde yüzde 14 seviyesinde gerçekleşen enflasyona karşılık euro kurundaki artışın yüzde 4,6-4,8 seviyelerinde kalmasının ihracatçı üreticiler üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu ifade etti.
Yükselen faiz oranlarının finansmana erişimi zorlaştırdığını belirten Birinci, lojistik, navlun, petrol ve petrokimya kaynaklı maliyet artışlarının da üretim maliyetlerini yukarı çektiğini söyledi.
Elektrikli Araç Dönüşümü Yeni Bir Dönem Başlatıyor
Otomotiv sektöründeki teknolojik dönüşümün tedarik sanayisini yeniden şekillendirdiğini vurgulayan Birinci, özellikle elektrikli araçların yaygınlaşmasıyla birlikte elektronik komponentlerin, yazılımın ve yeni nesil teknolojilerin önem kazandığını belirtti.
"Verimlilik artışı, dijitalleşme, otomasyon yatırımları ve yeni teknolojilere adaptasyon artık rekabetçiliğin temel unsurları haline geldi" diyen Birinci, sözlerini şöyle tamamladı:
"Elektrikli araç dönüşümüyle birlikte sektörümüz kendini yeniden tanımlıyor. Yeni teknolojiler, yeni iş birlikleri ve yüksek katma değerli üretim modelleri ön plana çıkıyor. TAYSAD olarak sektörümüzün küresel risklere karşı daha dayanıklı, daha esnek ve daha rekabetçi bir yapıya kavuşması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz."
Bu versiyonda başlık daha güçlü hale gelirken, metin de ekonomi ve otomotiv basınının tercih ettiği haber diliyle yeniden yapılandırılmış oldu.