Dış Cephe Isı Yalıtım Sistemlerinin Kullanım Ömrü ve Toz Polimerlerin Darbe Dayanımına Etkisi
Doğru tip ve doğru oran seçilerek kullanılan polimer, ısı yalıtım sistemlerine aşağıdaki özellikleri kazandıracaktır:
- Isı yalıtım levhası yapıştırıcı harcının hem mineral yüzeye hem de ısı yalıtım levhasına yapışma gücünün artması, Su iticilik sağlayarak sistemin absorbe ettiği su miktarını azalması Büyük oranda esneklik sağlayarak, sistemin darbe direncininin artması
Şekil 1: 27 Temmuz 2017’de İstanbul Anadolu Yakası’nda Gerçekleşen Dolu Yağışı Sonrası Darbe Dayanımına Sahip Olmayan Isı Yalıtım Sistemlerinin Görüntüsü (Kaynak: www.ensonhaber.com)
Polimerlerin, çimento esaslı malzemelerin yapışma kuvvetini arttırma ve su iticilik gibi özelliklerine ek olarak sağladığı en büyük faydanın sistemin darbe dayanımını arttırmasını olduğunu söyleyebiliriz. Çimento esaslı malzemelerin çimento içermeyen sistemlere karşı en büyük handikapı olan darbe dayanımı, malzeme içerisinde kullanılan polimer miktarı arttıkça büyük oranda iyileştirilebilmektedir. Bu etkiyi en belirgin şekilde gözlemlemek için, değişken polimer oranları ile hazırlanan sıvalarda darbe dayanımı testi gerçekleştirmek yeterli olacaktır.Şekil 2: EN 13499 Darbe Dayanımı TestiTEST METODU ve SONUÇLAR:
Yukarıda belirtilen sıva harcı formülü standart bir EPS ısı yalıtım levhası üzerine file ile birlikte 4 mm kalınlığında uygulandıktan 24 saat sonra sıvanın üzerine standart bir astar ve dış cephe boyası uygulanmıştır. Sistem 28 gün boyunca normal koşullarda kürlendirildikten sonra EN 13497 standarına uygun olarak 10 J darbe dayanımı testi gerçekleştirilmiştir (1 kg kütleye sahip çelik bir topun 105 cm yükseklikten serbest bırakılarak yüzeye dik olarak çarpması).Şekil 3: Farklı Oranlarda Polimer İçeren Sıvaların Şekil 4: Darbe Dayanımı Test Sonuçlarının Yakından Darbe Dayanımı Testlerinin Sonucu Görünüşleri
Test sonuçlarından açıkça görülebileceği üzere, çimento esaslı ısı yalıtım harçlarında kullanılan polimer miktarı arttırıldıkça darbe dayanımı net bir şekilde artmıştır.
Sonuç olarak buradaki en kritik nokta, uygun kimyasal özelliklere sahip bir polimerin doğru oranlarda kullandığında, kullanıldığı malzemenin esnekliğini arttırarak hem sıcaklık farklarından kaynaklanan ısıl genleşme gerilimini tolere edebilmesi hem de dış etkilerden gelen fiziksel darbelere karşı bir dayanım göstererek yapı üzerinde oluşacak kırılma ve çatlamalara karşı önemli bir koruma sağlayacak olmasıdır.
Isı yalıtım sistemlerinin ülkemizde hızla popüler hale gelmesinin temel nedeni enerji harcamalarının azaltılması olmuştur. Ancak bu amacın tam olarak elde edilebilmesi için ısı yalıtım sistemlerinin dayanıklı ve uzun ömürlü olmaları gerekir.
Bu noktada pazardaki tüketicilerin daha fazla bilinçlenmesi ve son kullanıcıların,satın aldıkları ısı yalıtım sistemlerinin dayanıklı ve uzun ömürlü olmaları için bu sistemlerde kullanılan harçların polimer oranlarını sorgulaması kaçınılmaz bir gerekliliktir.
Tamer Tezel / Teknik Çözümler Müdürü / Technical Solutions Manager / Yapı Çözümleri / Construction Solutions Organik Kimya




